Gündüz İkeda, Tokyo’dan Ankara’ya uzanan matematiğe adanmış yaşamıyla ODTÜ’den geçen değerli isimlerden birisi.

Masatoshi İkeda, 25 Şubat 1926’da Tokyo’da ailesinin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Ağabeyinin ölümü ve babasının beyin kanamasına bağlı olarak çalışmayı bırakmak zorunda kalmasıyla yaşadıkları maddi sıkıntılar, Japonya ve Çin’in arasındaki ilişkilerin bozulması ve ardından da İkinci Dünya Savaşı gibi olayların arasında yetişti. Ortaokul yıllarında okumayı çok sevdiğinden biriktirdiği paralarla sürekli kitap alıyordu. Babasının matematik kitaplarını karıştırıyor, kendi kendine öğrenmeye çalışıyordu. Popüler bilim dergilerinin birinde hayat hikayesini okuyup çok etkilendiği Galois’i ve çalışmalarını araştırmaya başladı. Daha sonra üzerinde yaptığı çalışmalarla tanınacağı Galois Teorisi ile de böylece tanıştı.

Üniversiteye geçmeden İkinci Dünya Savaşı başlamıştı. Askere gitmesi için girdiği sağlık kontrolünde ‘ikinci sınıf’ olarak belirlendiği için çok gerekmedikçe gitmesine gerek kalmayacaktı. Japonya aynı zamanda bilim ve teknoloji alanındaki hocaları ve öğrencileri de askere çağırmıyordu. İkeda da savaş boyunca askere çağırılmadı. 1948’de Osaka Üniversitesi Matematik Bölümü’nde lisansını tamamladı. Ardından yine aynı üniversitede lisansüstü çalışmalara başladı, 1953’te doktor ünvanını aldı. Bir yıl sonra ise Yukawa bursuyla Nagoya Üniversitesi Matematik Bölümü’nde Cebirsel Sistemlerin Kohomoloji Teorisi’yle ilgili çalışıp 1955’te Osaka’ya okutman olarak çalışmak için geri döndü. 1957’de ise Alexander von Humboldt Vakfı bursuyla Sayılar Teorisi üzerinde çalışmak için Hamburg Üniversitesi’ne gitti.

Cahit Arf ve Gündüz İkeda

1957-59 yıllarında Hamburg’da Sayılar Teorisi alanında önemli bir matematikçi olan Helmut Hasse ile çalışıyordu. Hamburg’da bazı toplantılarda karşılaştığı biyokimya alanında çalışan Emel Ardor ile tanıştı, 1960’lı yıllarda Türkiye’ye geldi ve 1964’te “Gündüz” adını da alarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmasının ardından Emel Ardor ile evlendi. Gündüz İkeda’nın eşi Emel Hanım ile Türkiye’de kalacağını duyan Hasse, ona daha önce birlikte çalıştığı Cahit Arf’ın yanına gitmesini “Sen mademki Türkiye’ye gitmek istiyorsun, benim İstanbul’da Cahit Arf adında bir tanıdığım var, ona muhakkak git.” sözleriyle önermesinden sonra Gündüz İkeda o dönemde İstanbul Üniversitesi Matematik Enstitüsü’nde olan Cahit Arf’ı ziyaret etti. Bu ziyaretle tanışan ve ilerleyen yıllarda yakın dost olan iki başarılı matematikçinin yolları daha sonra ODTÜ’de birleşti.

“Cahit Bey deyince hemen ODTÜ Matematik Bölümü’nde beraber geçirdiğimiz günleri hatırlarım. O günlerde kurulan ve TÜBİTAK tarafından desteklenen Matematik Araştırma Ünitesi’nde Cahit Bey’in etrafında yapılan seminerlerin nasıl coşkulu, ateşli geçtiği ve çok geç vakitlere kadar devam ettiği; kendisinin her önüne gelen problem için daima çok orijinal ve isabetli fikirleri yürüttüğü; ODTÜ’nün fırtınalı günler geçirdiği dönemde, kendisinin matematik bölümü mensuplarına moral yönünden nasıl destek olduğu; bazen de keyiflendiği zaman Ecole Normale’daki arkadaşından öğrendiği Baskça bir şarkıyı gür sesiyle söylediği vs. Nedense, herhalde dehasıyla hümanist yaklaşımdan dolayı olacak, Cahit Bey deyince Leonardo da Vinci hatırıma gelir.”

1965 yılında girdiği doçentlik sınavını kazanarak Ege Üniversitesi Matematik Bölümü’ne kadrolu olarak giren Gündüz İkeda, 1967’de profesör oldu. Aynı yıllarda Cahit Arf, kurulalı çok da uzun zaman olmamış ve dönemin siyasi olaylarından da oldukça etkilenen Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde çalışmaya başlamıştı ve gayesi üniversiteyi matematik alanında güçlendirmekti. Bu sebeple Ege Üniversitesi’ndeki Gündüz İkeda’yı ziyaret etmiş ve ODTÜ’ye gelmesi için tavsiyede bulunmuştu. Bunun ardından İkeda önce 1968’de üniversitesinin izniyle ODTÜ’de misafir profesör olarak dersler vermeye başladı ve izni bittiğinde kadroya girdi. 1970-1973 yıllarında ODTÜ Matematik Bölümü’nde kurulan Pür Matematik Araştırma Ünitesi’nin başkanlığını yaptı.

1976’da Hacettepe Üniversitesi Matematik Bölümü’ne geçerek 1978’e kadar bölüm başkanlığı göreviyle orada kaldı. Ardından tekrar ODTÜ’ye dönerek 1992’deki emekliliğine kadar hem ODTÜ’de hem de farklı zamanlarda San Diego Eyalet Üniversitesi ve Yarmouk Üniversitesi gibi yabancı üniversitelerde dersler vermeye devam etti. 1988’de kısa bir süre için Oberwolfach’taki Matematik Araştırma Merkezi’nde alanıyla ilgili araştırmalar yapmak üzere Almanya’da bulundu. 1993’ten itibaren TÜBİTAK Araştırma Merkezi’ne geçmesiyle Diskret Matematik Ünitesi kurarak şifreleme ve kodlama teorisi üzerine araştırmalara öncülük etti.

ODTÜ Matematik Bölümü’nden Prof. Dr. Mehpare Bilhan, Gündüz İkeda’nın matematiğe katkılarını şöyle özetliyor:

“Gaschütz’ün 1952’de grup halkaları için verdiği bir teoremi Frobenius cebirlerine genelleştirerek Temsil Teorisi literatürüne “İkeda operatörü” adıyla kaynak olmuştur. Galois genişlemelerinin yerleştirme problemi üzerinde çalışmaya başlamış ve 1960 yılında yayınladığı bir çalışması yerleştirme probleminde başvurulan önemli bir referans olmuştur. Grunwald varlık teoremi ile yine yerleştirme problemine önemli bir katkıda bulunmuştur. […] Sayılar Teorisi’ndeki en önemli çalışması 1975-1977 arasında yayınlanmış olan rasyonel sayı cismi O’nun mutlak Galois grubunun tamlığı üzerinde yapmış olduğu çalışmadır. Bu çalışması Sayılar Teorisi’ne çok önemli bir katkıdır ve bunun üzerine konunun uzmanları olan Hasse, Neukirch, Geyer ve Frey’in katılımıyla 1975 yılında Silivri’de bir Sayılar Teorisi Sempozyumu yapılmış ve konu tartışılmıştır. Bu da Prof. İkeda’nın Türk matematiğine yaptığı çok değerli hizmet ve katkılarının en somut örneklerinden biridir.”

Alman matematikçi Neukirsch’in bir tezinde yer alan açık probleme rastlamasından sonra gayreti ve çalışkanlığıyla probleme çalışan birçok matematikçi arasından ilk çözen isim Gündüz İkeda oldu. Bahsedilen yoğun çalışmaları ve bu çalışmalara ek olarak yetiştirdiği birçok öğrenci ile matematiğe yadsınamaz bir katkı sağladı. Özellikle Cebir ve Sayılar Teorisindeki araştırmalarından dolayı 1979’da aldığı TÜBİTAK Bilim Ödülü’nü 1994’te Mustafa Parlar Vakfı Bilim Hizmet ve Onur Ödülü, 1996’da TÜBİTAK UEKAE Liyakat Ödülü izledi. 9 Şubat 2003’te vefat eden İkeda’nın hatırasını yaşatmak için Matematik Vakfı tarafından bir araştırma ödülüne ismi verildi.

“Üniversiteye gitmeden önce annem bana ‘Hangi bölüme gireceksin?’ diye sordu. Ben matematikçi olacağım dedim. Halk arasında yaygın bir görüş vardır; matematikçi, teorik fizikçi çok para kazanamaz diye bilinir. Ayrıca matematik bölümüne girmek pahalı bir işti. Annem bana bunları söyledi. ‘Evet girmek istiyorsun ama nasıl geçineceksin?’ dedi. Benim babam istatistikçiydi ya, bana da istatistikçi ol dendi. Hayır dedim, ben matematikçi olacağım.”

KAYNAKÇA

  • M Bilhan, Masatoshi Gündüz Ikeda, Turk J Math. 23 (1999), 461–463.
  • C Koc, Professor Masatoshi Gündüz Ikeda: A Life Devoted to Mathematics, Turk J Math. 27 (2003), 461-471.
  • G Tok, Uzakdoğulu Bir Türk Matematikçisi Gündüz İkeda, Bilim ve Teknik. 347, Ekim 1996.
  • M Gunduz Ikeda, Benim Gözümle Matematikçi Cahit Arf “Gençlik Rüyası”, Bilim ve Teknik. 363 (1998), 16-18.
  • METU, Middle East Technical University, “Masatoshi Gündüz İkeda”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here