# Yaz Hocam!
> Yazmak Özgürleştirir!
## Posts
- [Onur Yaser Can’ın Ardından: 16 Yıldır Süren Adalet Mücadelesi](https://yazhocam.com/one-cikanlar/onur-yaser-canin-ardindan-16-yildir-suren-adalet-mucadelesi/): “Gözaltında çırılçıplak soyuldum. Duvara yaslanmamı söylediler… Bir süre çömeltilerek bekletildim. Bu süreçte ağlayan, polislere yalvaran bir kişinin sesi dinletildi, tokatlandım, sözlü olarak aşağılandım. Polislerden biri beni telefonla emniyete çağırdı ve önceki ifademden farklı bir ifade imzalattılar. Muhbirlik yapmam söylendi.” Bu not, intiharından kısa bir süre önce karakolda neler yaşadığını anlatan Onur Yaser Can’a aitti. Arkadaşlarının ısrarıyla karakolda neler yaşadığını aktardığı bu notta; psikolojik ve fiziksel işkenceye, polislerin cinsel taciz ve aşağılamasına maruz kaldığından bahsediyordu. Can, 2000 yılında bir derece öğrencisi olarak ODTÜ Mimarlık bölümüne yerleşti. Mezun olduktan sonra İstanbul’a taşındı, çalışmaya başladı. 2 Haziran 2010’da İstanbul Harbiye’de esrar satın aldığı […]
- [Akşamın İnceliği ve Acıyla Barışmak: Vespertine & Vulnicura](https://yazhocam.com/kultur-sanat/aksamin-inceligi-ve-aciyla-barismak-vespertine-vulnicura/): Vespertine “Through the warmthest cord of care / Your love was sent to me / I’m not sure what to do with it / Or where to put it” 1 Björk; beşinci albümü olan Vespertine’i bu mısralarla açmış, albüm boyunca inceleyeceği ana konunun yani aşkın temellerini oluşturmuştu. Sanatçı o dönem yaşadığı aşkı albüm boyunca incelemek adına yola çıkmış ama dinleyicisine aşkı anlattığı bir albümden daha fazlasını vermişti. Hem prodüksiyon hem de enstrümentalleriyle Björk’ün önceki albümlerinde bulduğu sesi kendi içinde tamamen değiştiren bu albüm, incelenen konunun sadece sanatını değil onu da nasıl değiştirdiğinin bir kanıtı olmuştur. Vespertine kelime anlamı olarak akşam, […]
- [Sirenler Kimin İçin Çalıyor?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/sirenler-kimin-icin-caliyor/): Sirenler, Mor ve Ötesi’nin sekizinci ve şimdiye kadarki son stüdyo albümü. “Adamın Dibi”yle başlayıp “Park”ta biten bu albümün Harun’un sesinden Burak’ın bas gitarına kadar her bir parçası bir şeylere sitem ediyor. Peki nelere sitem ediyor, neyi eleştiriyor, neyi amaçlıyor bu adamlar? Biz bunu nasıl görüyoruz? “Gel biz senle anlaşalım / Hepsi bizde her şey bizde / Belki bir gün affederler / Biz değmeyince” Kulaklıklarımızı takıp sesi açtığımızda albümde bizi karşılayan, “Yalandan bir zafer şenliği, yüzüme söyle noluyo’ böyle?” diye seslenen Harun Tekin, bariz bir iktidara haykırışla başlatıyor onun sözleri bizi bu serüvene. “Adamın dibiyle” satirik inşa edilmiş bir kavga veriyoruz. […]
- [ODTÜ REWIND'25: Hepimiz İnsan Doğarız ama İnsan Ölmeyiz Bazılarımız](https://yazhocam.com/one-cikanlar/odtu-rewind25-hepimiz-insan-dogariz-ama-insan-olmeyiz-bazilarimiz/): Ellinci kez çeviriyorum yastığın yüzünü. Altında ezilmeye başladığım yorganı tekmeleyerek sıyırıyorum. Balkonda bir saksı boyu kar, terlikler şurada ya da ilerde. Kapısını açıp dikiliyorum önünde; önce ayaklarım serinliyor, sonra terim soğuyor; buraya döneli bir ay oluyor bu gece. İncecik bir ses duyuyorum; ne olacak bu saatte, ya kuş sesi ya kapı gıcırtısı. Derken bir ses daha, yüksek ve ağlamaklı bu sefer. O zaman fark ediyorum: Çoraplarımın rengi değişmiş, mutfak buz gibi; sesin sahibi de minik ayaklarını kavuşturmuş, büyümüş gözbebekleriyle bana bakıyor. Aceleyle kapatıyorum kapıyı, “Gel!” diyorum “Daha sıcak bir yere geçelim.” “Uyuyamadım.” diyor ve ben neredeyse sevineceğim buna. Tam bir […]
- [Savaşa Karşı Sinemayla Çıkmak: Uluslararası Savaş Karşıtı Film Festivali](https://yazhocam.com/one-cikanlar/savasa-karsi-sinemayla-cikmak-uluslararasi-savas-karsiti-film-festivali/): Ankara’nın her köşesi pek çok yazılamayla kaplıdır. Sokakları kırmızı yoğunlukta afişlerle karşılar bizi; şehrin hafızasını güncel tutar, direnenin yüzünde tebessüm uyandırır, içindeki ateşi harlar. Bugün de karşılaştığımız bir afişten yola çıkacak öykümüz; Uluslararası Savaş Karşıtı Film Festivali’nin ilkiyle. Bir kasım günü, güneş kavurmayı bırakmış, ceketlerimizi giymeye başlamışken İİBF-A kantininde oturuyoruz. Bu yıl ilki düzenlenecek olan Uluslararası Savaş Karşıtı Film Festivali’nin koordinatörü Volkan Gümüş ile beraberiz, beş çay bize eşlik ediyor; akşamüstü soğuğunu kırıyor. Festivalin doğuş hikayesini dinlemeye başlarken alıyoruz ilk yudumu. Bir savaş karşıtı film festivali neden olmasın? Spartaküs Kültür ve Sanat Derneği gönüllülerinin bir sohbet esnasında sorduğu soruyla başlamış […]
- [İsyanımızla Yer Yerinden Oynar!](https://yazhocam.com/one-cikanlar/isyanimizla-yer-yerinden-oynar/): Mirabal kardeşlerin Dominik Cumhuriyeti hükümetinin parmağıyla vahşice katledilmelerinin üzerinden 65 yıl, 25 Kasım tarihinin onların anısına Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ilan edilmesinin üzerinden 26 yıl geçti. Bu yıllar içerisinde can güvenliğimiz açısından kazanımlar elde etmiş olsak da ciddi kayıplarımız oldu. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen ve verilen – eğer veriliyorsa – uzaklaştırma kararlarının bile rahatlıkla ihlal edilebildiği günümüz Türkiye’sinde; biz sokaklarda, yurtlarımızda, kampüslerimizde ve evlerimizde güvende değiliz. Biz bu satırları yazarken bir kız kardeşimiz evine giderken en kalabalık rotayı tercih ediyor, taksiye binerken plakasını alıyor, çantasında biber gazıyla dışarı çıkıyor. Peki ya biz bu “önlemleri“ alırken bizim haklarımızı koruyacak, […]
- [Sen Ne Anlarsın Aileden?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/sen-ne-anlarsin-aileden/): “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Ocak 2025 tarihli kabine toplantısı sonrasında yaptığı basın açıklamasında 2025 yılını şu sözlerle “Aile Yılı” ilan etti: “Güçlü toplum ancak güçlü ailelerle mümkündür. Ancak bu konuda ciddi meydan okumalarla karşı karşıyayız. Küresel şer odaklarının teşvik ettiği cinsiyetsizleştirme politikaları herkesin malumudur. LGBT meselesi bugün ailenin varlığına yönelik en ciddi tehditlerin başında gelmektedir. 2023 yılında, ülkemizdeki doğurganlık hızı 1,51 seviyesine gerilemiştir. Açıkça ifade etmek gerekirse bu durum alarm vericidir. (…) Toplumun tüm kesimlerinde bir farkındalık oluşturma amacıyla 2025 senesini ‘Aile Yılı’ ilan etmeyi kararlaştırdık. Yıl boyunca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız koordinasyonunda aile yapımızın korunması, güçlendirilmesi ve […]
- [Ne Kadar ODTÜlüsün?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/ne-kadar-odtulusun/)
- [Sıfır Noktasından Geriye Dönüp Bakmak](https://yazhocam.com/one-cikanlar/sifir-noktasindan-geriye-donup-bakmak/): “Yaşamım boyunca bana gurur verecek, beni krallardan, prenslerden, hükümdarlardan bile üstün kılacak bir şey aradım. Ne zaman elime bir gazete geçip de, o adamlardan biriyle karşılaşsam, yüzlerine tükürüyordum.” “Sıfır Noktasındaki Kadın”da Firdevs hikayesini anlatmaya başladığında kendine dair verdiği en büyük ipucu bu iki cümleydi. Bir şeyleri sorguluyor, ona değer biçilen yerden memnun olmuyor, kendini ve içinden geçenleri öylece tüm yalınlığıyla ortaya seriyor. Kendi ayakları üzerinde dimdik durmaya çalışırken toplumun ona giydirdiği kaftanları sırasıyla parçalayıp atıyor Firdevs. Bu, kendini hiçliğin içinde var edebilmiş bir kadının öyküsüdür. Neval El Seddavi, Cezaevi doktoru olan bir meslektaşı sayesinde, Kanatır Cezaevinde tanışıyor Firdevs ile. Korkunç, […]
- [ODTÜ101: KÜTÜPHANE](https://yazhocam.com/one-cikanlar/odtu101-kutuphane/): Özellikle, ODTÜ’nün kendini “sınav haftası” yerine “sınav ayı” şeklinde gösteren yoğun sınav dönemlerinde herkes, kampüs içinde veya yakınında verimli ders çalışabileceği yer arayışına giriyor. Kampüsteki çoğu bölüm binası ve yurtta öğrencilerin kullanabileceği çalışma salonları veya A4 kapısında bulunan Öğrenci Merkezi gibi ders çalışılabilecek alanlar olsa da sağladığı imkanlar açısından kütüphane, çoğu kişinin boş yer bulmayı umut ederek gittiği ilk durak oluyor. ODTÜ Kütüphanesi 7/24 açık oluşuyla da ders çalışma alanları arasında önde gelen seçeneklerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu yazıda ODTÜ Kütüphanesi hakkında genel bilgiler vermeye çalışacağım. GİRİŞ KAT Rezerv (Reserve) Bölümü Kütüphanenin Matematik Bölümü’ne bakan girişinden girildiğinde sağ tarafta […]
- [ODTÜ101: ULAŞIM](https://yazhocam.com/one-cikanlar/odtu101-ulasim-3/): OTOSTOP ODTÜ’de ulaşım denildiği zaman akla ilk gelen ODTÜ kampüsünün otostop kültürü olur. Kampüs içinde istenilen her noktadan her yere otostop çekmenin mümkünlüğünün yanı sıra belirli otostop noktalarına da değinmekte fayda var. KKM önünden A1 kapısı metro durağı yönüne, A1 ring durağından KKM yönüne, Devrim’in C Heykeli köşesinden A4 kapısı Yüzüncüyıl Mahallesi yönüne, yemekhaneden kavşağa inen merdivenlerden Batı Yurtlar (Demiraylar) Bölgesi’ne, Batı Yurtlar Bölgesi’ndeki göbekten İİBF-B yönüne, Sunshine önünden Yüzüncüyıl Mahallesi yönüne, Batı Yurtlar Bölgesi’ndeki Konukevi karşısından Yüzüncüyıl Mahallesi veya Doğu Yurtlar (Numaralılar) Bölgesi’ne olmak üzere toplam 7 ana otostop noktası vardır. RİNGLER Kampüs içindeki bir diğer ulaşım aracı ise […]
- [ODTÜ101: YEMEK](https://yazhocam.com/one-cikanlar/odtu101-yemek-3/): ODTÜ’de yemek yemek için seçenek bol gözükse de çoğu zaman kararsız kalınabiliyor. Bu yazıda nerede ne yenirden ziyade yemek ve kahve mekanları hakkında önemli noktalara değinmeye çalışacağım. Kampüste yemek denilince akla ilk gelen pek de öğrenci dostu olmayan yemekhanedir. ODTÜ Yemekhanesi’nde hafta içi 08.00 – 10.00 saatleri arasında kahvaltı, 11.30 – 14.00 saatleri arasında öğle yemeği ve 17.00 – 18.30 saatleri arasında akşam yemeği verilmektedir. Hafta sonu ise kahvaltı 09.00 – 10.30, öğle yemeği 12.00 – 14.00, akşam yemeği 17.00 – 18.30 saatleri arasında verilmektedir. 2025 Şubat’tan itibaren yemekhanenin üst katında bulunan Kafeterya Kafe’de alakart yemek hizmeti verilmemekte, onun yerine […]
- [ODTÜ101: YURTLAR](https://yazhocam.com/one-cikanlar/odtu101-yurtlar-3/): ODTÜ kampüsünde 19 farklı öğrenci yurdu bulunmaktadır. Bu yurtlardan; 2,4,6,8,9 ve İsa Demiray öğrenci yurdu, Öğrenci Konukevi 2 ve Faik Hızıroğlu Konukevi’nde erkek; 1,3,5,7 ve Faika Demiray öğrenci yurdu, Öğrenci Konukevi 1, 16. Konukevi ve Osman Yazıcı Konukevi yurtlarında kadın, 19.Yurt ve Refika Aksoy öğrenci yurdunda ayrı bloklarda kadın ve erkek öğrenciler kalmaktadır. Yurt odalarında elbise dolabı, çalışma masası, kitaplık, ayakkabılık gibi temel mobilyalarla birlikte buzdolabı da standart olarak bulunmaktadır. İddia edilenin aksine kablolu-kablosuz internet bağlantısı ara ara kesilebilir ve sıkça sıcak su problemleri yaşanabilir. Ayrıca çalışma salonları, mimarlık öğrencileri için çizim salonu, öğrencilerin yemeklerini yapabilmelerine olanak sağlayan mutfak, yurda […]
- [Yaşamda Israr: Stonewall’dan Bugüne Onur Yürüyüşlerinin Hikayesi](https://yazhocam.com/one-cikanlar/yasamda-israr-stonewalldan-bugune-onur-yuruyuslerinin-hikayesi/): Bugün her Onur Yürüyüşünde mirasını taşıdığımız, LGBTI+’ların mücadelesinin görünürlüğü için en büyük adımlardan biri olan Stonewall direnişi, 1960’lar Amerikasında, lubunyanın polis şiddetine karşı kenetlenmesi ile başlamıştır. The Stonewall Inn, New York’un eşcinsellerinin, translarının ve drag queenlerinin kendisi gibi olabildiği bir bardı; New York polisi için ise bir ‘baskın’ rutini, rahatça girip insanları tutukladıkları bir oyun alanı. 28 Haziran 1969’da, yine bu rutin baskınların birinde, New York polisi beklemediği bir şeyle karşılaşıyor : Barın müşterileri dışarı çıkmayı reddediyor, ilk başta dışarı çıkanlar da polisin karşısına geçmek için tekrar içeri giriyor. Direniş, polisin şiddet uygulamaya başlamasıyla hızlıca büyüyor ve kalabalıklaşıyor. New York […]
- [Bedensel Özerklik Hedefte: Hormon Erişimi İçin 21 Yaş Sınırı](https://yazhocam.com/one-cikanlar/bedensel-ozerklik-hedefte-hormon-erisimi-icin-21-yas-siniri/): Son dönemde AKP-MHP iktidarının LGBTİ+ haklarına, özellikle translara yönelik artan saldırılarına bir yenisi daha eklendi. Sağlık Bakanlığının 81 il valiliğine gönderdiği talimatla, transların cinsiyet uyum sürecinde kullandığı hormonlara 21 yaş sınırı getirdiğini öğrendik. Bu uygulamayı “aile yılı” dayatmasıyla gerekçelendiren bakanlık, şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanlığımızca 2025 yılı ‘Aile Yılı’ ilan edilmiştir. Sağlıklı toplum yapısına, kültürel ve manevi değerlerimize yönelik gelişen tehditleri bertaraf etmek üzere kurumumuzca tedbir alma ihtiyacı hâsıl olmuştur.” ÜniKuir’den avukat Doğa Teoman ile durumu değerlendirdik. Cinsiyet uyum süreci fiilen geçersiz Karşılaşılan uygulamanın bir yasa, yönetmelik veya tüzük değişikliği olmadığını vurgulayan Teoman, Türkiye İlan ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun sadece bir […]
- [Hangi ODTÜ Direniş Günüsün?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/hangi-odtu-direnis-gunusun/)
- [ODTÜ REWIND'24: "Bir Gün" Bugündür!](https://yazhocam.com/one-cikanlar/odtu-rewind24-bir-gun-bugundur/): Bak çocuk, birazdan sana anlatacaklarım ve göstereceğim fotoğraflar bundan çok uzun yıllar önce, 2024 yılında, biricik okulumda geçirdiğim uzun bir seneyi anlatır. O günlerin içindeyken ileride anlamlı şeyler yaptığımızı biliyor, yarattığımız değerin “bir gün” anlaşılacağını hissediyorduk. “Bir gün” bugündür. Şimdi, bu ihtiyarın bu uzun uzadıya hikayesine kulak ver çünkü hafızasız olmamak, unutmamak gerekir. Hiçbir acıyı, direnişi, mücadeleyi, kazanımları, mutlulukları unutmamak gerekir. Bu yıl pek çok yıla benzemez, o yüzden “hemen şimdi burada anlatılmalı.” 6 Şubat Dayanışma Yürüyüşü ve Sergisi Albüm sayfalarında tarih şubata ilerlerken 11 ili etkileyen 6 Şubat depreminin birinci yıl dönümünde, 28 Şubat’ta gerçekleştirdiğimiz Dayanışma Yürüyüşü’ne ait bir […]
- [“Derdo”mun Tadı: Berlin’den Ankara’ya](https://yazhocam.com/one-cikanlar/derdomun-tadi-berlinden-ankaraya/): “Derdo” albümünü iyi ya da kötü gibi yorumlamadan önce, Ezhel’i Türkçe rap için bu kadar önemli bir isim haline getiren ve hepimize yedi yıl boyunca sabırla bir solo albüm bekleten işlerini, karakterini anlamamız gerek. Bizce “Müptezhel”i, özellikle Ankara’yı deneyimleyen insanlar için bu kadar farklı kılan şey tüm gerçekliğiyle bir övgü albümü olması. Ezhel “Müptezhel”de bıkkın, üşümüş, yokuş çıkmaktan yorgun, karnı aç, kinli, sürekli bir yolculukta, geleceğe dair kaygılı, hayatının anlamı konusunda kafası karışık, kirasını ödeyemediği için Facebook arkadaşlarından borç isteyecek kadar yoksul ve tüm bunlara rağmen Ankaralı ve Ankara’da olmaktan memnun. Yani ‘’Ayrancı, Cebeci, Kennedy Yokuşu, kaybettim gene şu yolumu”, […]
- [Hangi Yıla Giriyorsun?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/hangi-yila-giriyorsun/)
- [Bir Yolculuk, Bir Durak: 20'li Yaşlar](https://yazhocam.com/one-cikanlar/bir-yolculuk-bir-durak-20li-yaslar/): Geçmişin gölgesinde, geleceğin belirsizliğinde sıkışmış yirmili yaşların…Yıllardır her yeni yaşında bir kez daha “en iyi yılım” diye bekleyerek yerinde saydığın; 20, 21, 22, 23. Bir adım atmaya yaklaştığında seni yutan deneyimler ve “yeni” olana duyduğun tarif edilemez heyecan. Kaç defadır evinin ya da yurdunun yolunda kendinle olan hesaplaşmaların? Kaçmak isteyip dokunamadıkların, yapmak isteyip de kabuğuna çekildiklerin… Birkaç sene sonrasını görmeye çalışırken kaç defadır bugünü kaçırdığın? Kaç kış geçti kendinle kalmadığın? Peki nedendir bu yorgunluğun? 20’li yaşlarının ya başında ya da yaklaşırken girdiğimiz üniversite yaşamı bir çoğumuz için yepyeni deneyimler ve sürprizler barındırıyordu. Belki de ilk defa ailemizden veya çevremizden ayrıldığımız; […]
- [MÜHÜRDEN SINIR DIŞI EDİLMEYE: TÜRKİYE’DE TRANS OLMAK](https://yazhocam.com/one-cikanlar/muhurden-sinir-disi-edilmeye-turkiyede-trans-olmak/): Bu metni yazarken yararlandığımız haber kaynaklarına ulaşmak için VPN kullanmamız gerekti. Bu duruma alıştırılmış olsak da, görünenden fazlasını temsil ettiğini fark ettik. Tam da bu noktada yazının gidişatı belli olmaya başladı. Bu sene; tıpkı geçen yıl olduğu gibi, devletin kaynaklarını “Büyük Aile Buluşmaları” adı verilen homofobik ve transfobik mitingin “kamu yararına” şeklinde nitelendirdiği ve “kamu spotu” olarak yayınlanmasına onay verdiği çağrı videolarına ayıran RTÜK, medyayı sansürle baskılama politikasını da sürdürdü. Toplumsal homofobi ve transfobiyi körüklemek için kullanılan bir araç hâline gelen bu mitingler, LGBTİ+ları “Sosyokültürel teröre dur de!”, “Aileyi koruyalım, neslimizi yaşatalım!” gibi ifadelerle marjinalleştirerek doğrudan eşit yurttaşlık haklarına göz […]
- [Hangi Bölüm Kantinisin?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/hangi-bolum-kantisin/)
- [Ahmet Telli Şiirinde “Devrimci Portresi”: Soluk Soluğa](https://yazhocam.com/one-cikanlar/ahmet-telli-siirinde-devrimci-portresi-soluk-soluga/): Ahmet Telli; yaşamı boyunca onlarca kavga şiiri yazmış devrimci bir sanatçı, bir mücadele şairi ancak Soluk Soluğa, bu kavga şiirlerinden birisi değil. Soluk Soluğa, estetik açıdan mükemmel bir şiir olmasına ve her okuyuşumda bana devasa bir sanatsal zevk vermesine karşın yanlış politik mesajlarla dolu bir şiir. Bu yazıda Ahmet Telli’nin bu şiirde verdiği politik mesajların neden yanlış olduğunu Marksist bir bakış açısıyla açıklayacağım. Yanlış mesajlara odaklanmadan önce doğru bir mesaja değinerek hocamıza hakkını teslim etmek istiyorum. ‘Mekan tutmak ve her akşam aynı ufuktagüneşin batışını görmek ölümdür biraz.Ölümdür biraz hep aynı yataktaaynı kadınla sevişerek sabaha varmak.Kitapları hep aynı raflara sıralamak,aynı eşyayı […]
- [Seçilmişten Atanmışlara: Kayyumluk Düzeni](https://yazhocam.com/one-cikanlar/secilmisten-atanmislara-kayyumluk-duzeni/): 15 Ağustos 2024 tarihli Resmi Gazete’de “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince” nitelikli 13 tane karar yayımlandı: 13 üniversiteye rektör ataması. 2024/289 numaralı karar çerçevesinde ODTÜ Rektörlüğü’ne yapılan atamayla beraber eski kayyum Rektör Mustafa Verşan Kök’ün makamına yeni kayyum Rektör Ahmet Yozgatlıgil getirildi. Türkiye’de çok da uzun olmayan bir vakte kadar üniversiteler kendi rektörünü seçebiliyordu. Bu, 1992 yılında rektörlerin belirlenme sürecini düzenleyen kanun maddesinin değişmesiyle ve rektörlük seçimlerinin geri gelmesiyle kısmen mümkün hale getirildi. Rektörler ilgili üniversitenin akademisyenlerinin oylarıyla seçiliyor, birinci çıkan aday cumhurbaşkanınca atanıyordu. 15 Temmuz’un ardından OHAL kapsamında Tayyip Erdoğan’a verilen Kanun Hükmünde Kararname (KHK) hakkıyla yayımlanan 676 sayılı KHK ile […]
- [Umudun ve Direnişin Kaynağı: Dayanışmak ](https://yazhocam.com/one-cikanlar/umudun-ve-direnisin-kaynagi-dayanismak/): “Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor, ama kim bilir, birazdan uzanıp dokunursun.” -Birhan Keskin “Dayanışmak nedir?” sorusunu kendimize yönelttiğimizde her birimiz pek çok farklı tanıma ulaşıyor olsak da ortaklaştığımız hissiyatın aynı olduğunu düşünüyorum. Birbirimizden güç almak, yalnız kalmamak, yalnız kalsak bile aslında her zaman gücünün bizimle birlikte olduğuna inanmaktır dayanışmak. Yani tanımlar, alanlar, sokaklar, durumlar ve olaylar farklılık gösteriyor olsa da güç almanın, birbirimizin çaresi olmanın ortaklığında birleşiriz hepimiz. Asla yalnız yürümeden, bir kişi daha eksilmeden; geceleri, sokakları, meydanları terk etmemek için direnmektir dayanışmak. Dayanışmanın mekanları, ihtiyaç duyulduğu durumları değişir ancak dayanışma hep aynı hissiyatı barındırır. Bu […]
- ["Rainbow" Olayı](https://yazhocam.com/one-cikanlar/rainbow-olayi/): Türkiye’de arama motoruna “Rainbow Olayı” yazıldığında karşımıza az sayıda içerik çıkmakta. “Rainbow Olayı Sara Hegazi” olarak aratıldığında ise “Bazı sonuçlar, yerel yasalar uyarınca kaldırılmış olabilir.” uyarısı ile karşılaşılmaktadır. Vikipedi’ye baktığımızda ise, Sara Hegazi’nin sayfasının 33 dilde bulunup Türkçede olmadığını görüyoruz. Bu trajikomik gerçeği göz önünde bulundurup yazmaya başladım. Sara Hegazi, 1 Ekim 1989’da Mısır’da doğdu. Orta sınıf memur bir ailenin dört çocuğunun en büyüğü olarak dünyaya geldi. Öğretmen olan babasının vefatından sonra annesine yardım ederek ailenin geçimini sağladı. Akademik olarak çok başarılı bir öğrenci olan Sara; önce 2010 yılında Bilişim Sistemleri lisansından, sonra 2016 yılında Kahire’deki Amerikan Üniversitesi Sürekli Eğitim […]
- [Talimat Bu Şekilde](https://yazhocam.com/one-cikanlar/talimat-bu-sekilde/): “Çalınmamış kapıları biz çaldık korkusuzca Hep kötü bakışlı insanlardı karşımıza çıkan Ama hiç korkmadık kötülüklerinden ne var ki Nasılsa yaşamıyorduk açlığa inat Korkmak da neydi kötü bakışlarından Onlarda olmayan bir şey vardı tek kozumuz Küme küme mutsuzluğumuz vardı onları korkutacak Sonra bir kırıntı umudumuz vardı az da olsa Tanrı avlusunda güvercinlerden çaldığımız” – Arkadaş Zekai Özger Yaşadığı dönemin talihsizliği, 2023 sonrası Türkiye’sinin baskı ve yasak atmosferinde var olmaya çalışan gençlerin yek düşmanıdır. İşte böyle bir zamanda bu atmosfer alışkın olduğumuzdan daha ağır bir şekilde ODTÜ’ye sis bulutlarının çökmesine sebep olmuştur. Sansür, yasak, askıya alınma, reddedilme, baskı, soruşturma, kınama, uzaklaştırma gibi […]
- [Öğretme ve Öğrenme Hakkını Engelleyici Davranışlar: Şenlik Nöbeti](https://yazhocam.com/kampus/ogretme-ve-ogrenme-hakkini-engelleyici-davranislar-senlik-nobeti/): Uyku düzenim hâla nöbete göre ayarlanmış durumdayken, güneşin doğuşunu odamdan izliyorum. Oturup yazmaya başladığımda, kendimi nöbetin etkisinden hem fiziksel hem de duygusal olarak çıkamamış halde buluyorum. ODTÜ’nün geleneklerine karşı savaş halinde olan atanmış ODTÜ Rektörlüğü, 2024 ODTÜ Bahar Şenliği’ni yasakladı. Bahar Şenliği’nin organizasyonunu üstlenen UGT’nin çağrıları üzerinden binlerce ODTÜlü’nün katıldığı eylemler düzenlendi. Kayyumluğun sessizliği ve iletişimsizliği ile karşılaşılan bu eylemler ardından, yaklaşık bin kişinin katıldığı bir eylemin sonucunda #DevrimiAlanaKadar kampanyası ile rektörlüğün önünde çadırların kurulmasıyla nöbet başlatıldı. On bir gün süren nöbet, 270’ı aşkın saat boyunca öğrenciler, mezunlar, sanatçılar ve topluluklar tarafından yapılan çeşitli etkinliklerle gerçekleşti. Nöbet önemli kazanımlar elde […]
- [ODTÜ'de Doğa](https://yazhocam.com/kampus/odtude-doga/): Ankara denince hepimizin aklına ilk gelen şeylerden birisi ‘bozkır’ kavramı. Kitaplarda gördüğümüz sarı-kuru otlardan oluşan ve sonsuzluğa ulaşan araziler canlanıyor kafamızda. Ama ODTÜ, şehrin ortasında ve Ankara’nın genelinden bağımsız, insanı şaşırtacak kadar biyoçeşitliliğe sahip bir kampüs. EKOSAM Öğrenci Topluluğu, özünde bu ekosistemin ve biyoçeşitliliğin daha geniş kesimlerce bilinmesi için çalışmalar yürütüyor. Bilinirlik, tanıma ve korumayla birleşince ortaya doğaya ilgili duyarlı, onu korumak için ne yapması gerektiğini bilen insanlar çıkıyor. Yaptığımız yürüyüşler ya da TÜRSAY gibi daha geniş çaplı ve kalabalık bir insan grubunun katıldığı etkinliklerde gözlemlediğimiz şey şu ki: Bir bitkinin ya da herhangi bir canlının, neden orada bulunduğunu, yaşadığı […]
- [4 Mayıs'ta Neredeydin?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/4-mayista-neredeydin/)
- [Hangi 8 Mart Dövizisin?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/hangi-8-mart-dovizisin/)
- [ZAMANDA VE MEKANDA FARKLILAŞMA: İİBF](https://yazhocam.com/kampus/zamanda-ve-mekanda-farklilasma-iibf/): “Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır…Bu da gösterir ki zaman ve mekan, insanla mevcuttur!” Ahmet Hamdi Tanpınar Mekânın ve zamanın insanlar üzerinde derin bir etkisinin olduğuna ve aralarında karşılıklı bir etkileşim yarattığına inananlardanım. Evler, caddeler, parklar basit birer beton yığınları olarak görülemezler, içinde bulunanların zihinlerini yansıtırlar. Bununla birlikte çevresinde bulunan insanların da algılarıyla şekillenip imgeleşirler. Kullanılan renkler, objeler, tasarımlar ve yapının biçimleri insanların zihninde ve duyularında bir karşılığı vardır. Antik Roma’da da birileri de böyle düşünmüş olacak ki bu duruma bir isim bulmuşlar: “Genius Loci.” “Genius Loci kavramı, Antik Roma’dan türemiş bir kavram olarak o dönemki inanışa göre her yerin […]
- [ODTÜ 101: Kütüphane](https://yazhocam.com/kampus/odtu-101-kutuphane/): Özellikle, ODTÜ’nün kendini “sınav haftası” yerine “sınav ayı” şeklinde gösteren yoğun sınav dönemlerinde herkes, kampüs içinde veya yakınında verimli ders çalışabileceği yer arayışına giriyor. Kampüsteki çoğu bölüm binasında bölüm öğrencilerinin kullanabileceği çalışma salonları veya Öğrenci Merkezi gibi ders çalışılabilecek alanlar olsa da sağladığı imkanlar açısından kütüphane, çoğu kişinin boş yer bulmayı umut ederek gittiği ilk durak oluyor. Bu yazıda ODTÜ Kütüphanesi hakkında genel bilgiler vermeye çalışacağım. GİRİŞ KAT Rezerv (Reserve) Bölümü Kütüphanenin Matematik Bölümü’ne bakan girişinden girildiğinde sağ tarafta görülen ilk bölümdür. Öğrenciler arasında “sesli kısım” olarak bilinen bu bölümde etraftaki diğer insanları rahatsız etmeyecek şekilde arkadaşlarınızla birlikte çalışabilir, grup […]
- [ODTÜ REWIND’23: Merhaba Hocam, Ben 2023!](https://yazhocam.com/one-cikanlar/odtu-rewind23-merhaba-hocam-ben-2023/): Merhabalar hocam, ben 2023. Yüzünüzü ekşittiğinizi görür, kaslarınızın gerildiğini hisseder ve hakaretlerinizi duyar gibiyim. Çok rahatsız etmeden sizleri, okurken daha metnimi,gitmiş olacağım. Ama öyle sessiz sedasız gidemezdim, vermeliydim ifademi,her “zaman”ın yaptığı gibi yer edinecek gerçekleri açıp gitmeliydim.Yaşayarak geçmiş yaptığımız tüm anların nedenleriyer edinecek gerçekler olsun diye anlatacağım kendimi. Her şey 5 Ocak’ta KKM’nin önünde faşist, ırkçı ve fobik TGB’nin düzenlemeye çalıştığı etkinliğe karşı arkadaşlarınızı ve okulunuzu, daha gün doğmadan savunmak zorunda kalmanızla başladı. Kampüse girmelerini engellemeyi umarak tuttuğunuz nöbet sırasında A1 kapısında yuvalanmış bir sürü faşistin ve onlara kol kanat geren polislerin tehditleriyle karşılaştınız. Nöbetinizi bitirip okuldan uzaklaştıklarını sandığınız sırada polis eşliğinde rektörlüğün önünde bitiverdiler. Diğer üniversitelerde kendileri gibi […]
- [Mücadelesini Verdiklerimiz, İnsanca Yaşamak İçin!](https://yazhocam.com/one-cikanlar/mucadelesini-verdiklerimiz-insanca-yasamak-icin/): Barınamıyoruz. Nitelikli beslenemiyoruz. Derslerimize ve sınavlarımıza zamanında ulaşamıyoruz. Psikolojik desteğe erişemiyoruz. Her gün eksiliyoruz. Fakat biz sadece yaşamak değil, insanca yaşamak istiyoruz! ODTÜ öğrencileri olarak senelerdir okulumuzdaki problemlerle baş etmek için mücadeleler veriyoruz. İnsanca koşullarda barınamıyoruz. Öğrenci bütçesine uygun, sağlıklı yemeklere erişemiyoruz. Dakikalarca, dolu geleceğini bile bile ring bekliyoruz. Kampüste yaşamak için değil, hayatta kalmak için âdeta savaşıyoruz. Bu savaşımız ya cevapsız kalıyor ya da tehdit içeren, hakkı için mücadele edenlere karşı kışkırtıcı nitelikte olan e-postalarla karşılık buluyor. Bu e-postalara örnek verecek olursak: “…toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanların, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı […]
- [Hangi ODTÜ Sırasısın?](https://yazhocam.com/coz-hocam/odtude-hangi-sirasin/)
- [Elimizden Alınmış Bir Devrimin Hikayesi: Razan Zaitouneh, Samira Al-Khalil, Wael Hamada ve Nazem Hammadi'nin Kaçırılmasının Üzerinden Geçen On Yıl](https://yazhocam.com/one-cikanlar/elimizden-alinmis-bir-devrimin-hikayesi-razan-zaitouneh-samira-al-khalil-wael-hamada-ve-nazem-hammadinin-kacirilmasinin-uzerinden-gecen-on-yil/): 9 Aralık 2013 tarihinde, gece yarısından hemen önce, maskeli kişiler Razan, Samira, Nazem ve Wael’i Suriye’nin Douma kentindeki İhlalleri Belgeleme Merkezi Ofisinden kaçırdılar ve bilgisayarlarına ve telefonlarına el koydular. Dördünün de akıbeti hâlâ bilinmiyor; bilinen en büyük şüphe bizi, silahlı Selefi bir grup olan İslam Ordusu (Ceyş-ül İslam)*’ın muhtemel fail olduğuna yönlendiriyor. Bu Selefi oluşumunun muhtemel fail olduğuna dair azımsanmayacak kadar güçlü kanıtlar bulunmakta. İslam Ordusu’nun güvenlik görevlisi Hüseyin El Şazlı, Selefi lider Samir Kaka’nın emri üzerine Eylül 2013’ün sonlarında Razan Zaitouneh’e ölüm tehdidi yazdığını itiraf etti. Al-Shazly bu bilgiyi 2014 yılında Doğu Guta’da yerel bir yargı organı tarafından tutuklandıktan […]
- [Işıksız Sokaklardan Aydınlık Yarınlara: 25 Kasım'a Giderken Güvenli Kampüs Mücadelesi](https://yazhocam.com/one-cikanlar/isiksiz-sokaklardan-aydinlik-yarinlara-25-kasima-giderken-guvenli-kampus-mucadelesi/): 25 Kasım’ın* yaklaşmasıyla kampüste ve mahallede** yaşanan şiddet olaylarının artışı ile beraber Cinsel Tacizi Önleme Birimi (CİTÖB) ve güvenli alan tartışmaları -özellikle pandemi sonrası- toplulukların düzenlediği etkinlikler ve alınan forumlarda daha sık gündeme gelmeye başladı. Peki pandemi öncesindeki ODTÜ’deki süreç nasıldı, CİTÖB’ün kurulmasına giden koşullar nasıl şekillenmişti? Öncelikle CİTÖB’ün bugünkü konumunu, ODTÜ Kadın ve LGBTİ+ hareketi açısından önemini anlayabilmek için bu soruların elzem olduğu kanaatindeyiz. Ancak sorulara geçmeden önce “Güvenli alan nedir?”, “Nelere çözüm sunar? “ gibi tartışmaları cevaplamakta fayda var. Güvenli alan, yazarlarımızdan Nazlı ve Dide’nin Yalnız Değilsin: Şiddeti Önlemek İçin Anlamak isimli yazısında[1] belirttiği üzere “güvensiz bir dünyayla […]
- [Yalnız Değilsin: Şiddeti Önlemek İçin Anlamak](https://yazhocam.com/one-cikanlar/yalniz-degilsin-siddeti-onlemek-icin-anlamak/): 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yaklaşırken şiddeti önleyebilmek için şiddeti farklı yüzleri ile kavramak ve temel feminist kavramları tartışabileceğimiz alanlara katkı sunmak istiyoruz. Gülser Baldan’ın “Kaçış Bileti” yazısında bize hatırlattığı gibi: yalnız değiliz. Dayanışma hayatımızın her alanına sirayet ediyor; bazen varlığını bile fark etmiyoruz, bazen hayata dönmemizi sağlıyor. Yakın arkadaşımızın bir sözünde de ortaya çıkabiliyor, Kızılay’da, Taksim’de feminist gece yürüyüşünde sloganlarımız birbirine karışırken de. Biz kadınlar ve lubunyalar her yıl olduğu gibi bu yıl da 25 Kasım günü bütün öfkemizle ODTÜ’de ve Kızılay sokaklarında şiddete karşı ses çıkaracağız. Şiddetin farklı yüzlerini hatırlayarak Filistin’e uygulanan emperyalist şiddete […]
- [ODTÜ Barınma Sorunu Sebebi 2019 Kavaklık Direnişi Yüzünden mi?](https://yazhocam.com/kampus/odtu-barinma-sorununun-sebebi-2019-kavaklik-direnisi-mi/): Türkiye’de gerek politik gerek bürokratik olarak yerleşmiş oldukça ilginç gelenekler var. Bunlardan en belirgin olanı ise bir sorun yaratarak o sorun vasıtasıyla birçok hata ve beceriksizliği örtbas etmektir. Türkiye siyasetinde yaratılan sorun, dış mihraklar ve onların nifak tohumu eken iç mihrakları olurken ODTÜ’de bu sorun, rektörlük dışında herkes olabilir fakat hiçbir zaman kayyım Verşan Kök ve işbirlikçileri olmaz. Bu tutumun bir örneğini de geçtiğimiz gün 13. Yurt’ta kalan depremzedelerin yaşam koşullarının kötüleştirilmesi ile ilgili tepkilerin yoğunlaşması üzerine rektörlük tarafından gönderilen e-postada gördük. Bu e-postanın içeriğinde her şeyin kusursuz yapıldığını belirterek bir kez daha sorumluluktan kaçınmış ve bir iktidar geleneği olarak […]
- [Kaçış Bileti](https://yazhocam.com/genel/kacis-bileti/): “Korktuğunuz, emin olmadığınız, rahatsız hissettiren hikâyeler yazın. Size meydan okuyorum. Daha iyi olabilmemiz, kendimiz ile ilgili hislerimizden emin olabilmemiz için, bizleri başkalarının yaşamlarını araştırmaya ikna eden ve karşılığında sürekli göz önünde olma ihtiyacını hissettiren, ki özellikle günümüzde başarı göz önünde olmakla ölçülürken, bu dünyada görünmez olmaktan korkmayın. Dünyadan, bizlerden, bir süre için görünmez olmaktan. Ve bu sessizlikte sizi bulacak şeyleri fark edin. Bu ödülü, cinsel tacize uğrayan herkese adıyorum.” Yaratıcısı olduğu I May Destroy You ile Mini Dizi dalında En İyi Senaryo ödülünü kazanan Michaela Coel’in yukarıdaki ödül konuşması, masumların suçlulardan daha suçlu hissettiği bir distopyada yaşayan bana verilmiş bir […]
- [Yasaklanan Hangi Etkinliğe Gitmelisin?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/yasaklanan-hangi-etkinlige-gitmelisin/)
- [Batı Medyasında Direniş Ne Zaman Haktır?](https://yazhocam.com/genel/bati-medyasinda-direnis-ne-zaman-haktir/): “Gerçeği basit bir dil oyunuyla gölgelemek kolaydır: hikayeye “Sonrasında,” ile başla. Hikayeye “Sonrasında,” ile başla ve dünya tersine döner. Hikayeye “Sonrasında,” ile başla ve Amerikan yerlilerinin okları asıl suçlular, beyazların silahları da kurbanlar olacak. Siyahilerin beyazlara olan öfkesinin vahşice olması için hikayeye “Sonrasında,” ile başlamak yeterli. Hikayene “Sonrasında,” ile başlarsan Vietnamlılar napalm bombasının insanlığına zarar verir, Victor Jara’nın şarkıları utanılacak olur, Pinochet’nin Santiago stadyumunda binleri öldürdüğü kurşunları değil. Hikayeye “Sonrasında,” ile başlamak anneannem Umm ‘Ata’yı suçlu, Ariel Sharon’u da onun kurbanı yapmak için yeterli.” Murid Bergusi, Ramallah’ı Gördüm. Batı medyasının kurduğu anlatıda gördüğümüz Filistin şiddeti, İsrail vahşetine göz yumarken yerli […]
- [17 Yıldır Süregelen Mücadele: Aykut Kence Evrim Konferansı](https://yazhocam.com/one-cikanlar/17-yildir-suregelen-mucadele-aykut-kence-evrim-konferansi/): Aykut Kence Evrim Konferansı (AKEK); ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu (BİYOGEN) aracılığıyla 2005 yılında Aykut Kence tarafından bir sınıfta verilen evrim dersleri sonrası Uluslararası Evrim Konferansı olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin seçkin evrimsel biyologlarından Aykut Kence’nin vefatının ardından -2014 yılından itibaren- Aykut Kence’nin adını alarak süregelmiştir. AKEK, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ve uluslararası konuşmacılarının katılımıyla evrimi tartışabilmek için Genel ve Akademik salon olmak üzere iki farklı salonda gerçekleşmektedir. Popülasyon Genetiği ve Evrimsel Biyoloji alanlarında çalışan Aykut Kence; 60’lı yıllarda ilk emarelerini gördüğümüz, 80’ler itibariyle ise hükümet desteğiyle birlikte baş gösteren evrim karşıtlığı ve yaratılışçılık karşısında bilimi savunmuş, Evrimsel Biyoloji Kuramını […]
- [Hakikatin Resmi: Galatasaray Meydanı’nda Karanfil](https://yazhocam.com/one-cikanlar/hakikatin-resmi-galatasaray-meydaninda-karanfil/): Kaç cumartesi tek tek sayıldı kim bilir, kim her cumartesi gününü sayar ki? Kimimize anlamsız gelir bu sayışlar ancak hak savunucuları, 27 Mayıs 1995 tarihinden beri cumartesi günlerini saymayı hiç bırakmadı. O yıl Gazi Mahallesi’nde Alevilere yönelik provokasyonlar yaşanmış ve onlarca insan “kimliği belirsiz” kişilerce katledilmişti. Yaşananlar elbette ilk “faili meçhul” cinayetler değildi. Nitekim 1980 darbesini atlatmış bir tarih, birçok cinayeti bir sır gibi saklıyordu. Saklanan bu hakikat, bir duruşu Galatasaray Meydanı’na götüren ilerleyişin henüz ilk adımlarıydı. Gazi Mahallesi’nde yaşanan katliama karşı ışık tutanlar, unutulmayacak bir hikayenin henüz başlığını atmışlardı. Başlığı kelimeler takip ettikçe hikayenin seyri de değişecekti, hakikate ışık […]
- [Kışlada mı Vatan?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/kislada-mi-vatan-kisla-da-mi-vatan/): Tarih boyunca “vatan” kelimesi; kapitalist, baskıcı, emperyalist ve anti-demokratik sistemler tarafından kendi kirli işlerine kılıf uydurmak için kullanıldı. Gerektiğinde insanları vatan uğruna ölüme gönderenler, sadece kendi çıkarlarını savunan savaşlardan büyük kazanımlar elde ederken halklar üzerindeki sömürüyü daha da derinleştirmeyi hedefledi. Güneşi görmek için karanlığı kazan maden işçilerinin, mülteci kamplarında yaşanılabilir ülke arayan göçmenlerin, ataerkinin sıradaki kurbanı olmamak için sokağa çıkma saatlerine bile dikkat eden kadınların ve toplumun daha nice kesiminin cesetlerine basarak zirveye ulaşanlar; biraz daha yükselmek için ezmeye, öldürmeye devam ederken en çok haykırdıkları kelime hep vatan oldu. Peki bu vatan kelimesi çocukken bize öğretilen o masum vatan kelimesiyle […]
- [Deprem, Dayanışma, Kadınlar](https://yazhocam.com/one-cikanlar/deprem-dayanisma-ve-kadinlar/): 6 Şubat Maraş depremlerinin ve artçılarının ardından Maraş’ta, Antep’te, Adıyaman’da, Hatay’da, Osmaniye’de, Urfa’da, Diyarbakır’da, Adana’da, Kilis’te ve Malatya’da gerçekleşen felaketin boyutunu anlatmakta kelimelerin yetersiz kaldığı büyük bir yıkım yaşandı. Halklarımızın maruz kaldığı depremlerin akabinde dayanışmasını yükselten birçok siyasi parti, kurum, kadın ve sivil toplum örgütlerinin bir araya gelerek gösterdiği seferberlik güçlenerek devam ediyor. Bu yazının izleği öncelikle deprem bölgelerinde gözlemlenen; kadınların ve feminist ağların temel ihtiyaçları karşılamak için gösterdikleri dayanışma, kadınların bölgede yaşadığı temel sorunlar, depremden en çok etkilenen bölgelerden biri olan Antep’te depremden etkilenen kadınların deneyimleri olacak. Enkaz altında kalan düzene karşı dayanışmasıyla yeni bir yaşamı örecek kadınlar Depremlerin […]
- [ODTÜ REWIND'22: Birilerine Rağmen!](https://yazhocam.com/one-cikanlar/strongodtu-rewind22-birilerine-ragmen-strong/): Hepimiz aynı manzaraya bakıyoruz. Kimimiz soldan, kimi sağdan, biri kapının arkasında duruyor, biri balkondan uzatmış kafasını. Çocuklar annelerinin eteklerine, yaşlılar duvara, biz de zulaladığımız umutlarımıza tutunmuşuz. Çünkü tutunmazsak düşeceğiz. Kocaman bir baskı bulutunun altında, gelir dağılımı pastasının en küçük diliminde tesadüfen yaşıyor, elde avuçta kalan bir tutam dayanma gücüyle yeni bir sabaha uyanabiliyoruz. Tepemizde gardiyan gibi dikilen atanmışlar var; aldığımız nefese, attığımız adıma, yeşile, maviye, her güzel şeye düşman olan atanmışlar. Karşılarında da biz varız, her daim olduğumuz ve olacağımız gibi. Geçtiğimiz yılın miadı dolmuşken bir seneye neler sığdırdığımızı, ne mücadeleler verdiğimizi, nelere ve kimlere rağmen hayatta kaldığımızı sizler için derledik. […]
- [2023'te Seni Ne Bekliyor?](https://yazhocam.com/coz-hocam/2023te-seni-ne-bekliyor/)
- [Rant Yolu Nedir?](https://yazhocam.com/kampus/rant-yolu-nedir/): Rant Yolu Nedir? Rant Yolu, resmi adıyla Bilkent-İncek Bulvarı Çevre Yolu Bağlantı Projesi, 2017 yılında dönemin Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) başkanı Melih Gökçek ve ODTÜ atanmış Rektörü Verşan Kök arasında imzalanan protokolle yapımına başlanan bir yoldur. 9 Eylül 2017 tarihinde Melih Gökçek, Twitter üzerinden “Büyükşehir bir rekora daha imza attı!” açıklamasıyla projenin başlangıcını duyurmuştu. 9 Eylül’ü 10 Eylül’e bağlayan gece, ABB iş makineleri ODTÜ arazisine girmişti. O geceden itibaren ABB’nin ODTÜ ormanına ve ekosistemine yönelik saldırısı başta öğrenciler olmak üzere tüm ODTÜ bileşenlerinin; meslek odalarının ve Ankaralıların güçlü direnişiyle karşılaşmış ve bu direniş sonucunda yol projesinin yürütmesi durdurulmuştu. Mansur Yavaş […]
- [Hangi ODTÜ Ringisin?](https://yazhocam.com/coz-hocam/hangi-odtu-ringisin/)
- [Buradayız, Ahparig!](https://yazhocam.com/one-cikanlar/buradayiz-ahparig/): ‘‘Bugün sessizlik ile büyük bir ses yükselteceğiz. Bugün derinliklerin ışığa yükseldiği günün başlangıcıdır. Yaşı kaç olursa olsun 17 veya 27. Katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim’’ (Dink, 2007). Hrant Dink, takvimler 19 Ocak 2007’yi gösterdiğinde Şişli Halaskargazi Caddesi’nde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Peki Hrant Dink kimdi, neler yapmıştı ve hayatını sonlandıran suikast süreci nasıl şekillendi? Çoğumuzun sadece ismen anımsadığı veya hiç bilmediği, yakın tarihimizde bir leke gibi duran Hrant Dink suikastini inceleyeceğiz. Hrant Dink, 15 Eylül 1954’te Malatya’da dünyaya geldi. Beş yaşında anne ve […]
- [Bir Varoluş Mücadelesi: Onur Yürüyüşü](https://yazhocam.com/one-cikanlar/bir-varolus-mucadelesi-onur-yuruyusu/): “Dünya kuzular ve keçiler diye ikiye ayrılmamıştır. Her şey ne siyahtır ne de beyaz. Yalnızca insan beyni kategoriler icat eder ve gerçekleri ayrı ayrı bölmelere koymaya zorlar. Yaşayan dünya her yönüyle bir sürekliliktir. Cinsel davranışa ilişkin olarak bunları ne kadar erken öğrenirsek, cinselliğin gerçeklerini de o kadar erken idrak ederiz.” – Alfred Kinsey 28 Haziran 1969 tarihinde Stonewall Inn adlı gey barda meydana gelen ayaklanmalar, toplum içerisinde her zaman “öteki” olarak varsayılan LGBTİ+’ların bu sisteme karşı ilk kitlesel isyanı ve açık direnişi olarak görülmektedir. 28 Haziran 1969 tarihinden bu yana her yıl haziran ayının son haftasında dünya genelinde çeşitli şekillerde […]
- [ODTÜ, Mon Amour](https://yazhocam.com/one-cikanlar/odtu-mon-amour/): Bir gün yine “Öykücü”-de kitap raflarının arasında gidip gelirken “Ankara, mon amour” isimli bir kitap dikkatimi çekti. Ankara’yı düşünmeye başladım; bu şehri, burada sevdiklerimi. Aklıma ODTÜ haricinde çok az şey geldi ki onları da zaten her yerde, her koşulda seviyordum. ODTÜ ise bambaşka bir yerdi benim için. O an ilk kez fark ettim zamanla buraya ne kadar bağlandığımı. Artık neredeyse her haliyle sevdiğim şehir içinde bir şehirdi benim için. Okula ilk kez geldiğimde ringle değil de yürüyerek gitmiştim A1’den rektörlüğe. O zaman gereksiz uzun ve can sıkıcı bir yol olduğunu düşünmüştüm. Tabii deneyimledikçe anlıyor insan uzunluk kavramının farklı koşullarda değiştiğini. […]
- [Hangi 6. Medya Günleri Oturumundan Daha Çok Keyif Alacaksın?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/hangi-6-medya-gunleri-oturumundan-daha-cok-keyif-alacaksin/): ODTÜ Medya Topluluğu olarak düzenlediğimiz 6. Medya Günleri 23-24 Mayıs’ta MM-25’te gerçekleşecek. Medya ile ilgili birçok farklı alandan konuşmacılar ile gerçektireceğimiz etkinliğimize herkesi bekliyoruz. Şimdi testi çözerek sana en uygun konuşmacı ve oturumu bulabilirsin!
- [Şenlikte Başınıza Ne Gelecek?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/senlikte-basiniza-ne-gelecek/)
- [ODTÜlü Gençliğin Gözünden 1 Mayıs’a Bakmak](https://yazhocam.com/one-cikanlar/odtulu-gencligin-gozunden-1-mayisa-bakmak/): 1 Mayıs’a günler kaldı. Pandemi dolayısıyla iki yıldır alanları doldurmaya hasret kaldığımız 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü ODTÜ’lüler olarak coşkuyla karşılamaya hazırlanıyoruz. “Emek” kelimesi, hiç bu kadar üzerine düşünülesi olmamıştı. Sarsıcıydı hiç olmadığı kadar çünkü varoluşundan bu yana gençliğin hem bir bileşeni hem mücadelesinin öncüsü konumunda olan biz ODTÜ öğrencileri de bu sistemden azade değildik. En nihayetinde ODTÜ bir fanus değildi ve sistem burada da tıkır tıkır işliyordu. Sarsıcıydı hiç olmadığı kadar çünkü arkadaşımızla oturduğumuz her masada konu, muhabbetin uzamasına gerek dahi kalmadan hayat pahalılığına geliveriyordu. Sohbetlerimizi konu alan hayallerimiz yerini bir anda gelecek kaygısı ve işsizlik korkusuna bırakıyordu. […]
- [Bir Heterotopya Örneği Olarak Devrim Stadyumu](https://yazhocam.com/one-cikanlar/bir-heterotopya-ornegi-olarak-devrim-stadyumu/): Mekan felsefesinde önümüze çıkan kavramlardan biri de heterotopyadır. Yunancada ἕτερος (heteros- başka, farklı) ve τόπος (topos- mekan) sözcüklerinden oluşan heterotopya kelimesi, “başka yer” anlamını taşımaktadır. İlk olarak tıp alanında “olması gerektiği yerde olmayan organ” anlamına gelen kelime, daha sonra Michel Foucault tarafından mekan felsefesi, kent sosyolojisi ve sosyal coğrafya gibi alanlarda tartışılan bir kavram haline getirilmiştir. M. Foucault 1967 senesinde seminerinde söylediği fakat yazılı halinin yayınına 1984 ilkbaharında izin verdiği “Başka Mekanlara Dair” adlı sunumunda mekanın tarihselliğini üç evreye böler. İlki Orta Çağ olarak adlandırdığı dönemdir. Bu dönemde mekanlar ikili hiyerarşik sistem olarak algılanır: kutsal olana karşın dünyevi olan, şehre […]
- ["Adalet Neden Kadın İsmidir?"](https://yazhocam.com/one-cikanlar/adalet-neden-kadin-ismidir/): Adalet gerçekten teraziye mi benziyor? Terazi kimseye zarar vermeyecek kadar nahif bir sembol değil mi? Neden daha keskin metaforlar adaleti temsil etmiyor? Hepimiz adaletin kılıcını duymadık mı? Kılıç doğru ellerde olursa adalet güvende demektir. Peki, bu kılıç neden hep Brütüs’ün elinde? Sırtımızda hissedeceğimiz sıcaklığın ürpertisi neden hep güçsüzü sindiriyor? Adalet neden bir kadın ismidir mesela? Yeni doğmuş bir kız çocuğuna konulan bu isim toplumsal bir yanlışa işaret değil mi? Napolyon, İspanya kralıyla bu durum üzerine konuşsaydı “Herkes neye ihtiyacı varsa onun için isim alır.” demez miydi? Sokaklar adalet isteyen kadınlarla dolu. Fakat bu yoğunluğu seyreltmek isteyen devlet, adaleti sağlamak yerine […]
- [Hangi ODTÜ Kültürüsün?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/hangi-odtu-kulturusun/): ODTÜ, kültürüyle tanınan, bazen bununla yargılanan ama zaman zaman da takdir edilen bir okul olmaya devam ediyor. Son zamanlarda yaşadığımız bazı problemler nedeniyle serzenişlerimiz sürmekle beraber sizi bu testte ODTÜ’deki hangi kültürsünüz bulmaya davet ediyoruz!
- [ODTÜ'nün Sorunu: Bakmamak mı Görmemek mi? [Bölüm 3]](https://yazhocam.com/one-cikanlar/bakmamak-mi-gormemek-mi-3/): Önceki bölümlere buradan ulaşabilirsiniz: [1] [2] Bölüm 3 Bazı şeylerin tanımını yapmak ve kimi kavramlara herkesin kabul edeceği anlamlar yüklemek neredeyse imkansızdır, özellikle bu kavramlar öznel niteliklere sahipse. “ODTÜ kültürü” ve “ODTÜ geleneği” bu kavramlardan bazılarıdır, tanımlarını kendimizce yapabilsek ve karşımızdaki bu kavramları kullandığında asıl söylemek istediğini kafamızda canlandırabilsek de tıpkı diğer kültürler ve gelenekler gibi bu kavramların anlamları kişiden kişiye değişmektedir. Bu nedenle burada bu kavramların tanımını yapmaya çalışmak hatasına düşmeyeceğim. Bunun yerine; ODTÜ kültürü ve ODTÜ geleneği hakkında birkaç yanlışı düzeltmeye, “kültür” ve “gelenek” hakkında herkesin kabul ettiği özellikleri belirtmeye ve bu kavramların ODTÜ’ye yararını anlatmaya uğraşacağım. Friedrich […]
- [ODTÜ'nün Sorunu: Bakmamak mı Görmemek mi? [Bölüm 2]](https://yazhocam.com/one-cikanlar/bakmamak-mi-gormemek-mi-2/): Bölüm 2 ODTÜ, bir önceki bölümde belirttiğim gibi tarihi boyunca çeşitli faşist grupların hedefinde olmuştur. Bu gruplara doğrudan iktidara bağlı kolluk kuvvetleri, IŞİD ve TGB gibi oluşumlar örnek verilebilir. Bugüne kadar bahsi geçen bu grupların ODTÜ’de güç kazanamamasının en önemli sebebi, öğrencilerin bu gerici düşünceye sahip gruplara okulda geçit vermemesidir. Ne yazık ki ODTÜ öğrencisinin bu geri püskürtme bilinci de zamanla tıpkı devrimci bilinci gibi –ki bunlar birbirinden bir noktada ayrılmazdır– azalmış ve eskisindekine nazaran daha güçsüz bir hale gelmiştir. Bunu en iyi TGB örneklerinde görürüz, ODTÜ öğrencisinin bu faşizan çetenin provokasyonlarına verdiği tepki asla cılız değildir fakat şu da […]
- [ODTÜ'nün Sorunu: Bakmamak mı Görmemek mi? [Bölüm 1]](https://yazhocam.com/one-cikanlar/bakmamak-mi-gormemek-mi/): Sorumluluk Reddi Beyanı Bu beyan, yazarın veya Yaz Hocam’ın değil; uygarlığa, eşitliğe, adalete, dayanışmaya, emeğe, doğaya, saygıya ve sevgiye sırt çevirmiş ODTÜ’lülerin; insanlığa ve geleneklerine karşı olan sorumluluklarının reddi beyanıdır. Bu yazı serisinde yazanlar gerçek olmakla birlikte bahsedilen kişi ve kurumların düşünce ve hedefleri tamamen hayal ürünüdür, gerçeklikle herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır. Giriş Orta Doğu Teknik Üniversitesi, kurulduğu yıllardan itibaren Türkiye ve dünya tarihine devrimci öğrencileri ve eylemleriyle damgasını vurmuştur. 60’lı yılların ikinci yarısından itibaren ülkedeki devrimci harekete yön veren ve bu hareketin merkezi olma görevini üstlenen ODTÜ; ilerleyen yıllarda giderek artan baskılara, kendisini sindirmeye çalışan iktidarlara ve cuntacılara rağmen […]
- [Hızlı Dünya](https://yazhocam.com/genel/hizli-dunya/): ‘‘Yolda olmak bir hıza sahip olmayı gerektirir, aksi durum yolda durmaktır, durmak sıkıcıdır.“ (Kaybedenler Kulübü, 2011) Hız, günlük hayatta hakkında çok konuşulmasa bile hayatımızın tüm akışını belirleyen unsurlardan biridir. Bazen yeteri kadar hızlı olamadığımız için büyük hatalar yaparız. Bazen çok düşük bir hız, salise farkıyla hayatımızı kurtarır. Sıkıcı bir hayat istemeyenler seçimlerini hep hızdan yana kullanmışlardır. Örneğin, hızlı trenler insanlara yetmemiş olmalı ki yüksek hızlı olanını da yapmışlar bunların. Peki hayatın her alanında daha hızlı opsiyonlar üreterek hayatın kendisini de mi hızlandırıyoruz yıllar geçtikçe? Acaba artık hayatı iki katı hıza mı aldık? Veya daha fazlasına… Tarihte küçük bir yolculuk yaparak […]
- [Komediden Drama: Tarık Akan](https://yazhocam.com/one-cikanlar/komediden-drama-tarik-akan/): Sinema; birçok sanat dalı gibi bazı konuların eleştirilmesinde, gözler önüne serilmesinde sık sık kullanılabilen bir araçtır. Bahsettiğimiz kullanımda başı çeken etken senaryo olsa da oyunculuk da en az senaryo kadar önemlidir. Fakat bazı oyuncular her konuya değinmeye çekinebilir, bazen buna ne bir kurgu ürününde ne de kendi yaşamında cesaret edebilir. Bu yazı, karşısına çıkan tüm zorluklara rağmen her ikisine de cesaret edebilmiş ve bulunduğu konuma çok yakışan bir sanatçıyı konu alacak. Asıl ismi Tarık Tahsin Üregül olan ama hepimizin Tarık Akan olarak bildiği sinema sanatçısı, ailenin üçüncü çocuğu olarak 13 Aralık 1949’da İstanbul’da dünyaya geldi. Babasının sık sık Anadolu’nun farklı […]
- [Wet-Collodion](https://yazhocam.com/one-cikanlar/wet-collodion/): Teknolojinin ilerlemesi ve dijitalleşme ile birlikte fotoğraf üretimi ve tüketiminin hızla arttığı günümüzde, her iki dakikada bir 19. yüzyılda çekilmiş tüm fotoğraflardan daha fazla fotoğraf çekiliyor. Size bu yazıda, 1851 yılında keşfedilen ve hâlâ kullanılmaya devam edilen bir fotoğraf tekniği olan wet-collodion’dan bahsedeceğim. Wet-collodion tekniğini anlatmadan önce tekniğin oluşum sürecine kadarki gelişmeleri kısaca inceleyelim. Bilim insanları ve sanatçılar tarafından kullanılan camera obscura ile elde edilen görüntüler tarihte birçok kişi tarafından sabitlenmeye çalışılmıştır. Latince ‘‘oda’’ ve ‘‘karanlık’’ sözcüklerinden türetilen ve optik bir olgu olan camera obscura, temelde dışarıdaki görüntünün küçük bir delikten geçerek ters dönmüş şekilde bir yüzeye yansıtılmasıdır. 1826 ya […]
- [ZAM101](https://yazhocam.com/one-cikanlar/zam101/): Dünden pahalı bugünküZamlar tükenmiyor çünküDar gelirli bu yüküÇekemezsin demedim mi
- [الطيور التي تولد في القفص تعتقد أن الحرية جريمة](https://yazhocam.com/genel/kuslar/): Tanrı dünyayı 7 günde yarattı çünkü- Aç kalmamak için emeğini satmak zorunda kaldığı bir işi, akademik hedefleri, gelecek kaygıları ve ekonomik sorunları da yoktu. Ailevi sorunları, barınma problemi ve sağlık sıkıntıları da yoktu. Bizlerin var. Bizlerin devamlı mücadele etmesi gerek, bizlerin hep bir kavgası var. “Yarın” denildiğinde aklına “gelecek” değil sadece “ertesi gün” gelenlerin, “gelecek”i zaten ertesi günden ibaret olanların ve ertesi sabah uyanacağı dünyayı gece gözlerini kapadığı dünyadan daha kötü bulmamayı umanların kesişim kümesinde, adetâ şarampolden aşağı yuvarlanan bir otobüste başımıza bir şey gelmesin diye can havliyle otobüse sıkı sıkı tutunan pasaportsuz yolcularız. Sonsuz dişli bu çarkın plastik beyaz […]
- [21'ꓷИIWƎЯ UTꓷO](https://yazhocam.com/one-cikanlar/odtu-rewind-2021/): Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal, pireler berber iken… Biz kayyumun beşiğini tıngır mıngır sallar iken… ODTÜ adında gölü gökyüzüne rengini verecek kadar mavi, ağaçları zümrüdü kıskançlıktan çatlatacak denli yeşil bir diyar varmış. Renklerin arasında, hiçbir rengin suç olmadığı ve öğrencilerin renklerine renk katarak yaşamını sürdürdükleri bir diyarmış. Bu diyardan kuş uçar, asfalt geçmezmiş. Öğrenciler, polis nedir bilmeden baskı nedir görmeden yaşarlarmış… Önlerine ne yel ne kulunç ne mide sancısı yapan yağlı ballı sofralar kurulurmuş. Herkes yer, kimse bakmaz; kıyamet hiç kopmazmış. Bu diyarın başında bir de rektör varmış. Düzenin doğru işlemesi için görevlendirilen bu […]
- [TGB Nedir? İfşalıyoruz](https://yazhocam.com/one-cikanlar/tgb-nedir-ifsaliyoruz/): TGB, Türkiye Gençlik Birliği adıyla faaliyet gösteren ve Vatan Partisi ile ilişkili bir gençlik örgütüdür. Vatan Partisi’nin kurucusu ve genel başkanı Doğu Perinçek, son yıllardaki hükümet yanlısı politikaları ve hedef göstermeleriyle herkes tarafından bilinen bir isimdir. TGB ise üniversitelerde ve kampüslerde Vatan Partisi’nin siyasi politikaları kapsamında provokatif çalışmalar yapmaktadır. ODTÜ’de de her yıl belli başlı topluluklarla birlikte bu provokatif eylemleri yürütmektedir. ODTÜ Bilim ve Ütopya, ODTÜ Savunma Sanayi Topluluğu (@odtu_sst), Dergi 101 (@dergi_101), ODTÜ Türkçe Topluluğu (@OdtuTurkceTp) ve ODTÜ Avrasya Topluluğu (@AvrasyaOdtu); TGB’nin düzenlediği etkinliklere destek vermektedir. Çünkü, bu toplulukların üyeleri TGB ya da benzeri faşist oluşumların içinde bulunmaktadır. “Vatanseverlik” […]
- [Demir Perdenin Ucu: Kieslowski](https://yazhocam.com/one-cikanlar/demir-perdenin-ucu-kieslowski/): “Sinema hiçbir şeyi değiştirmez ama insanların çok şeyi anlamalarını sağlar. Dünyayı değiştirecek olan şey filmler değil, o filmleri izleyen insanlardır.” Krzysztof Kieslowski’yi anlamak için çocukluğuna, yaşantısına, o dönemki Polonya iklimine vâkıf olmak çok önemli. Varlıktan ve yokluktan beslenen bu adam kaybolduğunuzu düşündüğünüz her an size kendinizi hatırlatacak bir güce sahip. II. Dünya Savaşı’nın en ateşli olduğu zamanlardan 1941 Haziran’ında Varşova’da veremden bitap düşmüş bir babanın ve eşinin yaralarını sarmaya çalışırken kendini tüketmiş bir annenin kucağına doğuyor Kieslowski. Göçebe gibi oradan oraya savrulurken aynı zamanda savaşın yarattığı manevi ve maddi boşluğu doldurmaya çalışıyorlar ailecek. Annesi ve kardeşiyle tüm çocukluğu boyunca sanatoryumu […]
- [İmdat! Polis.](https://yazhocam.com/genel/imdat-polis/): Meşrulaştırılmış devlet terörizminin biricik araçlarından biri olan polis şiddeti; özellikle totaliterleşen, yasama-yürütme-yargı erklerinin yani bütün gücün tek bir elde toplandığı ülkelerde halkın eylemlerini bastırmak için vardır. Kapitalizmin ve varolan düzeni korumak isteyen iktidar sahiplerinin olmazsa olmaz kurumudur. Yegâne ülkemizde de durum pek farklı değildir. AKP yasama alanındaki üstünlüğünü kullanarak yargıyı da eline geçirmiş, yürütmeyi zaten kendi tekelinden bir gün olsun ayırmamıştır. Aynı zamanda, totaliteryanizm bir zihniyet yapısıdır. İnsanlara nasıl düşünecekleri, nasıl davranacakları zorla dikte edilir bu düzen çerçevesinde. Bu katı sistemde düşünce ve ifade özgürlüğü bulunmaz, yönetim aleyhine fikir öne sürülemez. Sadece “onlar”dan yana olanlar seslerini çıkarma özgürlüğüne sahiptir. Lider […]
- [Gerçek Olmayan Standartlarda Bir Hayat](https://yazhocam.com/genel/gercek-olmayan-standartlarda-bir-hayat/): Kimsenin gerçek olmadığı bir dünya düzeninde, gerçek olan tek şeyin kendimizi sevme arzusundan oluştuğunu düşünürdüm hep; herkesin yalan söylediği, rol yaptığı anlarda bile bunu insanların arasında olabilmek için yaptığını. Sonra biraz daha büyüdüm, fark ettim ki insanlar kendilerini sevmekten daha çok, sizin kendinizi sevmemenizi isteyebiliyorlarmış meğer. Sizin hakkınızda yorumlar yapabiliyor, sizin en zayıf noktalarınızı bularak oradan vurmaya çalışıyorlarmış. Siz kendinizle barışmaya çalıştıkça onlar daha da güçleniyormuş. İnsanlar sizin kendi içinizde bir canavara dönüşmenizi istiyormuş. Siz kendi içinizdeki canavarı bulduğunuz an onlar kapkara yüzlerini beyaz kanatlar arkasına saklayabiliyorlarmış çünkü. Mesela çocukken size hiç kaba davranıldı mı? O yaşlarda edilen iltifatları pek […]
- [Hangi Mansur Yavaş İcraatısın?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/hangi-mansur-yavas-icraatisin/): Çöz Hocam! ekibimizin hazırladığı, Ankara’daki icraatler, rant, “katılımcı belediyecilik” ve diğer birçok kavramı görüp hissedeceğimiz, birçok şeyin aslında değişmediğini de gösteren “Hangi Mansur Yavaş İcraatısın?” testimizi çöz ve sonucu öğren!
- [Görünmez Şiddet:Duygusal İstismar](https://yazhocam.com/one-cikanlar/gorunmez-siddetduygusal-istismar/): 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında görünmeyen, fark etmediğimiz fakat aslında oldukça yaygın ve yakıcı bir şiddet türünden bahsedeceğiz: “duygusal şiddet”. Günlük hayatımızda oldukça sık karşılaşmamıza rağmen tam olarak ne olduğunu bilemediğimiz duygusal şiddet, aynı zamanda psikolojik şiddet veya duygusal istismar olarak da adlandırılabilir. Manipülasyonun ve aşağılamanın yapı taşı olması ve fiziksel şiddete oranla sınırlarını belirlemek daha zor olduğundan karşılaştığımız durumun şiddet olup olmadığını ayırt etmekte güçlük çekebiliyoruz. Buna karşın, duygusal şiddet ve içinde barındırdığı alt türlerin isimlerine çoğumuz aşinayız. Kadınların %85’inin maruz kaldığı psikolojik şiddet, yine bu kadınların %35’inde travma sonrası stres bozukluğuna yol açmaktadır. […]
- [Hayatta Her Anın Tadını Çıkarmak:Soul](https://yazhocam.com/one-cikanlar/hayatta-her-anin-tadini-cikarmaksoul/): İzlediğiniz ilk filmi hatırlıyor musunuz? Büyük ihtimalle bir animasyon filmidir diye düşünüyorum. Animasyon filmleri; birbirinden renkli konularıyla, karakterleriyle ve dünyalarıyla küçük yaşlarımızdan beri ilgimizi çekmeyi başarıyor. Ancak çoğu insan için birer çocuk filminden öteye gidemeyen bu yapıtların barındırdığı mesajlar ve konular yetişkinler için çok daha etkileyici olabilmektedir. Bunu, yıllar önce izlediğimiz animasyonları yeniden izlerken fark edebiliriz. O zaman ilgimizi çeken sahneler ve olaylar doğal olarak tekrar izlediğimiz döneme kıyasla fazlasıyla farklı. Bittikten sonra etkisinden kurtulamayıp üzerine uzun uzun düşündüğümüz çok fazla film olur. Soul bütün bu nitelikleri taşıyor olacak ki Oscar’da “En İyi Animasyon Filmi” ve “En İyi Film Müziği”, […]
- ["Cesur" Yeni Dünya](https://yazhocam.com/genel/cesur-yeni-dunya/): “İnsan, doğası gereği…” gibi fonetiğinden beklenmeyecek kadar güçlü bir laf bulunur dilimizde. “İnsan, doğası gereği rekabetçidir”, “doğası gereği hırslıdır” vs. Fakat insanın doğası yaşadığı çağın süregelen şartlarıyla hep bir devinim halindedir. Örneğin, mülkiyetin olmadığı bir dönemde böylesi bir hırstan söz edilebilir miydi veyahut çocuklar henüz pusetin içindeyken onları yarışa davet etmeseydik bu denli bir rekabetten haberleri olur muydu? Eğer bir eylemi insanın doğasına atfedecek kadar anlamlandıracaksak bunun gerçekten insanın doğumuyla birlikte başlaması gerekir. “İnsan doğasına ait ne vardır?” diyecek olursanız aklıma ilk “bağırmak” sözcüğü gelecektir. Bir acı karşısında, bir korku anında ya da kendimizi herhangi bir çıkmazın içinde hissettiğimiz anda […]
- [Hosting [Bölüm 0]](https://yazhocam.com/one-cikanlar/hosting-bolum-0/): “Suppose we change the subject,” the March Hare interrupted, yawning. “I’m getting tired of this. I vote the young lady tells us a story.” “I’m afraid I don’t know one,” said Alice, rather alarmed at the proposal. “Then the Dormouse shall!” they both cried, “Wake up, Dormouse!” And they pinched it on both sides at once. The Dormouse slowly opened his eyes. “I wasn’t asleep,” he said in a hoarse, feeble voice: “I heard every word you fellows were saying.” “Tell us a story!” said the March Hare. “Yes, please do !” pleaded Alice. “And be quick about it,” added […]
- [Yemekhanede Başına Ne Geldi?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/yemekhanede-basina-ne-geldi/): Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte başlayan problemlerden, her gün karşı karşıya kaldığımız çeşitli yemekhane dertleri… ÇözHocam ekibimizin hazırladığı testi çöz ve yemekhanede başına ne gelecek öğren! Tepkimiz yemekhane personeline değil, şartları iyileştirmeyenleredir.
- [Sanatçı Röportajları [Bölüm 3]: Fotoğrafçı ve Senarist Ebru Ceylan](https://yazhocam.com/one-cikanlar/sanatci-roportajlari-bolum-3-fotografci-ve-senarist-ebru-ceylan/): Fotoğrafçı ve senarist Ebru Ceylan ile sinemaya ve fotoğrafa olan ilgisinin ne zaman, nasıl başladığından Anadolu üzerine üretim yapmaya kadar birçok şeyi konuştuğumuz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bize kendinizden bahseder misiniz? Ebru Ceylan kimdir? Ankara doğumluyum, fotoğraf sanatçısı ve senaryo yazarıyım. Fotoğrafa ve sinemaya olan ilginiz ne zaman ve nasıl başladı? Fotoğrafa olan ilgim lise çağlarımda başladı. Afsad’da fotoğraf kurslarına katıldım. Çekim, teknik ve karanlık oda öğrendim. O zaman dijital teknoloji henüz yoktu. Kameralar analogdu. Bir fotoğrafın çekiminden basımına kadar her aşaması sanatçının kendi elinden çıkmaktaydı. Büyüleyici bir yaratım süreciydi. Üniversitede ne okumak istediğim konusunda kararsız olduğum bir dönemde önüme […]
- [Kamber Ateş Nasılsın?](https://yazhocam.com/genel/kamber-ates-nasilsin/): Bir kıvılcımla yanıp nice hayatların sönmesine sebep olan 12 Eylül Darbesi… Çoğu insanın hayatında kocaman, silinmez bir leke bırakmıştır. Halkın korkutularak, ezilerek, sindirilerek özgürlüklerinden koparılmasının miladı; insanı insan yapan her değerin unutulduğu ve unutturulduğu günlerin başlangıcıdır. Onlarca insana işkence yapan, idam hükmünü veren, demir parmaklıklar arkasında bir ömür vaadedenlerin aksine bu ülkenin ve halkının bağımsızlığını, kurtuluşunu isteyen binlerce insanın hayatını, geleceğini çalan; tarihin tozlu sayfalarına gömülüp bir daha çıkmaması gereken bir yüz karasıdır. Gençleri darağacında görmediklerinde kana susamışlıklarını bastıramayanlar yargılanmadığı sürece Türkiye’nin bir demokrasi karikatürü olmaktan asla kurtulamayacağının 41 yıllık kanıtıdır. 12 Eylül’le hesaplaşmak bizzat bu deneyimin hatırlanmasını ve özeleştirisinin […]
- [ORMAN YANGINLARI: Yangın Ekoloğu İsmail Bekar ile Sebepler ve Sonuçlar](https://yazhocam.com/one-cikanlar/orman-yanginlari-yangin-ekologu-ismail-bekar-ile-sebepler-ve-sonuclar/): ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğunun 6 Ağustos’ta YouTube kanalı üzerinden yangın ekoloğu İsmail Bekar ile son zamanlarda gündemin en önemli konularından orman yangınlarını konuştu. Biz de ODTÜ Medya Topluluğu olarak bahsi geçen canlı yayında konuşulanları bilgilendirici bir yazı hâline getirdik. Keyifli okumalar! 1. Orman yangınlarının ana çıkış sebepleri neler olabilir? Aynı anda birçok yerde yangın çıkmasının sebebi küresel ısınma ve iklim kaymaları olabilir mi? Yangınların bilinçli çıkarılmadığını varsayarsak doğada bu yangınların kendiliğinden meydana gelmiş olma olasılığı nedir? Küresel ısınma ve iklim değişikliği doğrudan yangının çıkış sebebi olmasa da daha fazla yangın çıkmasına ihtimal verir ve yangınların büyümesine neden olur. Bir […]
- [Surete Duyulan Aşk: Sevmek Zamanı](https://yazhocam.com/one-cikanlar/surete-duyulan-ask-sevmek-zamani/): Türk Sineması’nda bir dönüm noktası arıyorsak bu payeyi hak eden filmlerden biri Sevmek Zamanı’dır. Aşina olduğumuz “zengin kız, fakir oğlan” hikayelerinden ele alınış şekliyle sivri bir şekilde sıyrılır. Sıradan bir aşk hikayesinden ziyade kendini aşkın içinde arama yolculuğudur karakterimizin. Erksan’ın Türkiye sinemasına o güne kadar hiç denenmemiş bir film armağanıdır Sevmek Zamanı. Türkiye sinemasında genelde görülmeyen ve o güne dek çok az rastlanmış metaforik anlatım tarzında Godard, Antonioni ve Bergman etkisini de hissederiz. Daha çok Fars edebiyatında öykülendirildiğine şahit olduğumuz, bir imgeye aşık olup onun gerçeğe dönüşüyle daha da umutsuz bir hâl alan aşk öyküsü bu filmde zenginleştirilerek işlenir. Mesela […]
- [Var Olmanın Dayanılmaz Sıradanlığı](https://yazhocam.com/one-cikanlar/var-olmanin-dayanilmaz-siradanligi/): Popüler, hatta mümkünse AVM’lerin en üst katında bulunan bir kitapçıya gidin ve “çok satanlar” reyonuna doğru yönelmeye başlayın. Karşınıza çıkan ilk kişisel gelişim kitabını elinize alıp göz gezdirin. Büyük ihtimalle size ne kadar eşsiz olduğunuzu anlatan bir cümle okuyacaksınız. Şimdi başka bir kişisel gelişim kitabını gözünüze kestirin. İlk birkaç sayfasında yine varlığınızın emsalsiz olduğuna ve bu yüzden de kendinizi değerli hissetmeniz gerektiğine dair sözlerle karşılaşacaksınız. Bu efsunlu cümlelerden sonra bir nebze kendinizi iyi hissedebilirsiniz. Hatta o sırada aynı kitaba göz gezdirip aynı şeyleri hisseden bir başka insanla karşılaşıp birbirinize ne kadar nadide bireyler olduğunuzu anlatabilir; etrafta kelebeklerin uçtuğu, pembe rüzgârların […]
- [ODTÜ Psikolojini Ne Kadar Bozdu?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/odtu-psikolojini-ne-kadar-bozdu/): 2020-21 akademik yılının sonuna gelirken ne durumdasın, ne haldesin hiç merak ettin -veya etmeye vakit bulabildin- mi? Cevabı bulmak için ekibimizin hazırladığı testimizi çöz!
- [Evren Sayılardan İbarettir: Pisagorculuk](https://yazhocam.com/one-cikanlar/evren-sayilardan-ibarettir-pisagorculuk/): Pisagor denilince çoğumuzun aklına bir dik üçgendeki kenarlar arasındaki özel bağıntı gelmektedir. Peki ölümünün üstünden yaklaşık 2500 sene geçmiş olmasına rağmen hâlâ adından söz ettiren bu matematikçinin hayatını ve ardında nasıl bir miras bıraktığını hiç merak ettiniz mi? Bu yazıda genel hatlarıyla Pisagor’un hayatına değindikten sonra kendisi tarafından kurulan ve içinde çokça ilginç öge ve felsefi görüş barındıran bir topluluğu inceleyeceğiz. Kişisel Yaşamı Pisagor, veyahut Pythagoras, İÖ 590-570 yılları arasında, günümüzde Yunanistan topraklarına ait bir Ege adası olan Sisam Adası’nda doğmuştur. Ailesi hakkında yeterli bilgi bulunmamasına karşın, babasının Mnesarchus adında bir taş ustası olduğu tahmin edilmektedir. Hayatının büyük bir kısmını […]
- [Tek Beden Yedi Kişi: David Bowie](https://yazhocam.com/one-cikanlar/tek-beden-yedi-kisi-david-bowie/): David Bowie ya da gerçek adıyla David Robert Jones. Siz onu belki Ziggy Stardust olarak tanıyorsunuz belki de Goblin Kralı Jareth. Nick Cave, “popun İsa’sı” diyor mesela onun için. Anlayacağınız üzere herkesin hayatına bambaşka yerlerden bambaşka şekillerde dokunmuş biri Bowie. 1947’de Brixton, Londra’da doğmuş. İlkokul yıllarında “yeterli” bulunarak okul korosuna alınmış ve müzikle ilk etkileşimi böyle olmuş. Oğlunun müziğe yatkınlığını gören babası; The Teenagers, Elvis Presley ve Little Richard 45’likleri almış. Hatta Bowie, Tuttu Frutti’yi ilk dinlediğinde tanrıyı duyduğunu söylemişti. Ortaokul ve lise dönemlerinde saksafon, piyano gibi müzik aletleri çalmaya başlamış. Kendisinin eğitim hayatına dair duymayı en sevdiğimiz anısı 15 […]
- [Sanatçı Röportajları [Bölüm 2]: Ressam Naz Tansel](https://yazhocam.com/genel/sanatci-roportajlari-bolum-2-ressam-naz-tansel/): Ressam Naz Tansel ile resme ilgisinin ne zaman ve nasıl başladığından resim bölümünden mezun olmuş bir kişinin mesleğe geçişinin nasıl olduğuna; Türkiye’de dergiciliğin çizerler için durumundan pandeminin resimlerini ve hayatını nasıl etkilediğine kadar birçok şeyi konuştuğumuz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bize kendinizden bahseder misiniz? Naz Tansel kimdir? 1990 yılında İstanbul’da doğdum. İstanbul Avni Akyol Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümünden mezun olup aynı sene Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümüne girdim. 2012 yılında 6 aylığına Universidad de Sevilla’da Erasmus öğrencisi olarak eğitim gördüm. Pek çok karma sergi ve workshop’larda işlerim sergilendi. Resim yapmanın yanı sıra çeşitli dergiler için illüstrasyonlar, […]
- [Impfung Macht Frei](https://yazhocam.com/one-cikanlar/impfung-macht-frei/): Nazi Almanyası’nı bugün hepimiz İkinci Dünya Savaşı’nın faili ve dolayısıyla sayısı 35 – 60 milyon arasında olduğu tahmin edilen kayıpların sorumlusu olarak biliyoruz. Adolf Hitler önderliğinde dünyayı kana bulayan Naziler; korkunç ölüm makineleri inşa etmiş, sayısız savaş suçu işlemiş, onlarca şehri bombalamış, New York kıyısından Moskova önüne kadar dudak uçuklatan büyüklükte bir alanda terör estirmiştir. Üçüncü Reich’ın yükselişi kadar düşüşü de kanlı olmuş, Hitler’in aldığı canlara kendininkini de eklemesi ve Sovyetlerin Berlin’i ele geçirmesi sonucu Nazi Almanyası nihayet yeryüzünden silinmiştir. Ne var ki, Hitler’in “Bin Yıllık İmparatorluk” olarak adlandırdığı Nazi Almanyası’nın yarattığı tahribatı onarmak ve açtığı yaraları sarmak hiç de […]
- [Düşünde Gerçekle Yüzleşmek: Yaban Çilekleri](https://yazhocam.com/one-cikanlar/dusunde-gercekle-yuzlesmek-yaban-cilekleri/): Ingmar Bergman’ın mutsuz çocukluğuyla ilgili çok fazla tartışma söz konusu. Sıkı bir Lutheran ailenin oğlu olan Bergman, annesini İmgeler kitabında “soğuk ve reddeden” olarak tanımlar. Papaz babasının küçük itaatsizlikler için kendisini karanlık dolaplara kilitleyerek cezalandırdığını ve çocukluğu boyunca şiddet gördüğünü aktarır. Ne var ki bu şiddetli disiplinin gazabını hisseden sadece kendisi değildir, bu durumdan muzdarip bir ağabeyi bir de kız kardeşi vardır. Tüm bu travmalar hayatı boyunca Bergman’ın peşini bırakmamış, filmlerine de yansımıştır. Hayatından yansımalar içeren filmlerinden birisi de Yaban Çilekleri’dir. “Yaban Çilekleri İsveççe bir deyimin parçasıymış meğer. Gizli bir sığınağınız, kaçacak bir yeriniz, ‘yeryüzünde bir cennetiniz’ varsa, ona ‘bu […]
- [İnsanlar Kaça Ayrılır?](https://yazhocam.com/one-cikanlar/insanlar-kaca-ayrilir/): Çocukluğumuzda, yaz tatillerinde, annemiz ablamla beni Avşa Adası’na götürürdü. Ne zaman başladık gitmeye ve bu tatiller ne zamana kadar devam etti kesin anımsamıyorum; ancak ilkokul ve ortaokuldayken her yaz tatilinde gittik. Bir gidişimizde ise kaldığımız pansiyonda kalan bir kadın, bana “Ben komünistim. İnsanlar ikiye ayrılır, ev sahipleri ve kiracılar diye.’’ dedi. Bunu neden dedi anımsayamıyorum, çocuktum ve ne siyasetten ne de ideolojilerden anlıyordum doğal olarak. Her şeye rağmen beynime kazınan bu cümleyi ve hatta kadının esmer, biraz yuvarlak yüzünü belleğim kaydetmiş ki bugünlere kadar taşıdı. Çocukluğumun üzerinden yıllar geçti; gençlik, orta yaş ve de yaşlılık geldi. Günlük yaşam, eğitim, okumalar, […]
- [Hangi Pandemi Kısıtlamasına Takılacaksın?](https://yazhocam.com/genel/hangi-pandemi-kisitlamasina-takilacaksin/): Mart 2020. Hepimiz için hafızalarımızdan kolay kolay silinemeyecek bir pandeminin ülkemizde “resmî” olarak başladığı tarih. O zamandan bu zamana hayatımızda yer edinmiş türlü türlü yeni konsept de cabası. Bu konseptlerden belki de günlük hayatımızı en çok etkileyense her kabine toplantısından sonra merakla beklediğimiz yeni yasaklar. “Sokağa çıkma yasağı ne zamanmış yani?” diye birbirimizden öğrenmeye çalışmalarımız, yasakların karmaşıklığını bir nebze de olsa çözümlemeye çalışan diyagramlar, gelen her yeni yasakla isyan bayrağını daha da yükseklere çekmemiz, “Bugün dışarı çıkılıyor mu?” sorusundan hiçbir zaman emin olamamamız, markete gidince kapanma saatleri değiştiği için kapı duvar bulmamız, ve daha niceleri. Bir yılı aşkın bir sürede […]
- [Anlatılan Senin Hikâyendir: La Haine](https://yazhocam.com/genel/anlatilan-senin-hikayendir-la-haine/): “İki insanı, bir üçüncüyü ezmek kadar birbirine yaklaştıran bir şey var mıdır şu dünyada?” Ben, sen, o, biz, siz, onlar. Günümüzde yalnızca birer zamir olmaktan alıkonulmuş ve içi çürük anlamlarla doldurulmuş sözcükler. Bu naif kelimeler, insanları belli biçimlerce öbeklemek ve var olan özgürlüğe ket vurmak amacıyla kullanılan ötekileştirme vurguları haline geldi. Yükselen kimlik siyasetiyle birlikte göz ardı edilemeyecek kadar ayrıştırıcı roller oynamaya başladı. Tıpkı La Haine filmindeki ikonik sahnede olduğu gibi: “Bu Dünya Sizin / Bizim. Peki ya sahiden bu dünya kimin? Düşen Bir Toplumun Hikâyesi “50 katlı binadan düşen adamın hikâyesi. Her katta kendini rahatlatmak için şunu tekrar eder: […]
- [Bir Grubun Kendisi: Axl Rose](https://yazhocam.com/one-cikanlar/bir-grubun-kendisi-axl-rose/): Axl Rose (William Bruce Rose Jr.) bir dönemin en çarpıcı müzik grubu Guns N’ Roses’ın sadece solisti değil, aslına bakılırsa her şeyidir. İsmini biyolojik babası William Bruce Rose’dan almıştır. İlerleyen yıllarda Los Angeles’ta kurduğu müzik grubu AXL’dan ilham alarak ismini resmi olarak değiştirmiştir. Doğduğunda annesi Sharon Elizabeth 16 yaşında bir lise öğrencisidir. Axl Rose henüz iki yaşındayken babası tarafından terk edilmiştir. Annesinin ikinci evliliği Stephen L. Bailey ile olmuştur ve Rose’u Bailey büyütmüştür. Stephen Bailey fazlasıyla dindar bir adamdır ve her hafta ailesiyle birlikte Pentecostal Kilisesi’ne gider. Axl Rose’un müzikle tanışması da kilisede söylenen şarkılar sayesindedir. Henüz 5 yaşındayken kilise […]
- [Sanatçı Röportajları: Ressam Burak Dak](https://yazhocam.com/genel/sanatci-roportajlari-ressam-burak-dak/): Genç kuşak ressamlardan Burak Dak’la birlikte kendi sanat yolculuğunun nasıl başladığından pandemi sürecinin resimlerine olan etkisine kadar birçok şeyi öğrendiğimiz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Bize kendinizden bahseder misiniz? Burak DAK, kimdir? 1988 yılında İstanbul’da doğdum ve burada büyüdüm. İşçi bir baba ve ev hanımı bir annenin iki çocuğundan büyük olanım. 2009 yılında İstanbul Avni Akyol Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, Resim Bölümü’nden mezun oldum. Daha sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Resim Bölümü’nde sanat eğitimime devam ettim. Şu sıralar çeşitli sergilere, resimlerimle katılmanın yanı sıra dergiler ve kitaplar için illüstrasyonlar yapıyorum. Resme olan ilginiz ne zaman ve nasıl başladı? Resme olan […]
- [39715-66475-19274-92028](https://yazhocam.com/genel/39715-66475-19274-92028/): 39715-66475-19274-92028 Toplam iki deste rakam içeren dört sayılık bir dizi. Her ne kadar ilk bakışta alakasız bir avuç rakam gibi dursa da burnumuza kadar dijitalliğe battığımız, doğduğumuz anda 11 basamaklı bir sayı olarak bir yerlere kaydedildiğimiz yarı-distopik bir senaryoda bu dizinin de muhakkak bir anlamı vardır. Belki gereksiz uzun bir telefon numarasıdır belki de satın aldığınız bir bilgisayar oyununun CD Key’i; birkaç hayali çizgi ötede yaşayan birinin kimlik numarası olması da pek tabii mümkün, markette gördüğünüz bir ürünün barkodu veya seri numarası da. Biraz daha kafa yorarsak daha fazla örnek bulabiliriz ama buna pek gerek yok çünkü aslına bakarsanız yukarıda […]
- [Hangi Tip Online Öğrencisin?](https://yazhocam.com/genel/hangi-tip-online-ogrencisin/): Televizyonlarda “3 Haftalık Tatil” haberini ilk görüşümüzden bu yana bir yıldan fazla geçti, asıl haberin ne 3 hafta ne de tatil olduğunu fark etmemizin üstünden de. Aradan geçen sürede online sınavlar, testler, dersler, recit’ler bize başta çok yabancı ve garip gelse de bu yeni duruma artık alıştık diyebiliriz. Bu süre içerisinde uzmanlarımız öğrencilerin davranışlarını ve alışkanlıklarındaki değişimleri yakından araştırdı. Bu araştırmaların sonucunda da online eğitim gören öğrencilerin belli başlı ortak ve farklı özellikleri gösterdiğini ortaya koydu. Bu bulguların ışığında da online öğrencileri birkaç gruba ayırdı. Testimizi çöz, sen hangi öğrenci tipisin öğren!
- [Politik Doğruculuğa Karşı Bir Nemesis: Jojo Rabbit](https://yazhocam.com/one-cikanlar/politik-dogruculuga-karsi-bir-nemesis-jojo-rabbit/): Taika Waititi’nin çıktığı andan itibaren derin bir tartışma denizine düşen ve bir şekilde boğulmaktan paçayı kurtarıp en iyi uyarlama senaryo Oscar’ını kucaklayan filmi Tavşan Jojo. Hitler’i ve tarihin en korkutucu dönemini bir çocuğun gözünden ve mizahi açıdan ele almış olması, o kadim soruyu tekrardan ortaya çıkarmış oldu: Her şeyin mizahı yapılır mı? Tavşan’ın Şapkasından Hitler Çıkarmak Tavşan Jojo Nazi Almanya’sında faşist bir çocuğun büyüme hikâyesini konu alıyor. Saflığın simgesi olarak yıllarca kullanılmış çocuk figürünün bu sefer faşistlikle sunulması oldukça tuhaf bir durum. Bu sebeple Waititi filmi mizahi bir dille seyirciye sunmayı amaçlıyor. Buradaki mizahı da Hitler ile çocuğun oluşturduğu hayali […]
- [Kum, Ümit Y. Oğuzcan](https://yazhocam.com/genel/kum-umit-y-oguzcan/): "Şiiri nasıl sevmem? Nasıl en güvenilir dostummuşcasına sarılmam ona? Ben onunla var oldum, onunla bütünlendim, onunla meydan okudum tüm çaresizliklere..." İşte Ümit Yaşar Oğuzcan’ın yaşam öyküsü, tek cümle, kendi ağzından. Dilerseniz sıralayalım: 22 Ağustos 1926’da Mersin’de doğmuş, Eskişehir’de liseyi bitirmesinin ardından bir bankada memur olarak çalışmış… Her ne yazarsak yazalım onun yaşamı hakkında tüm tümcelerimizin alt metni şiir. Ümit Yaşar’ı en iyi şiiriyle anlatırız, kendisinin de yaptığı gibi. Her yaşam gibi renkli elbette; acılar, sevinçler, bir yanda çaresizlik bir yanda tutku… Ama tüm bu renklerin tonu koyu Ümit Yaşar’ın yaşamında. Aşkı koyu kırmızılarında okuyoruz, ölümü koyu siyahlarda, umut bile koyu […]
- [David Lynch: Gerçeklik ve Düşsellik Arasındaki Çizgide](https://yazhocam.com/genel/david-lynch-gerceklik-ve-dussellik-arasindaki-cizgide/): ‘‘Bizler tıpkı hayal kuran ve daha sonra hayalinde yaşayan hayalperestler gibiyiz.’’ David Lynch, yalnızca kelimelerle tanımlaması olanaksız bir adam. O; bir ressam, bir mobilya tasarımcısı, bir yönetmen, bir oyuncu ve bir müzisyen. Fakat her şeyin ötesinde o, sanatın her bir dalına âşık olan ve bunu yaptığı eserlerle bizlere sunmak için can atan birisi. 20 Ocak 1946 tarihinde Missoula, Montana’da doğan Lynch, okulun özgürlüğün tohumlarını yok ettiğine kanaat getirir. Resim sanatına ilgi duymaya başlayınca Philadelphia’da sanat okuluna gitmeye karar verir ve böylelikle resim, sanat hayatında attığı ilk adım olur. Philadelphia ise gelişimini en çok etkileyen şehir olacaktır. Resim çizmeyi sürdürürken bir […]
## Pages
- [Home](https://yazhocam.com/)
- [ODTÜ Medya Topluluğu | Logolar](https://yazhocam.com/logolar/): kk
- [Sen De Yaz Hocam!](https://yazhocam.com/sen-de-yaz/)
- [My Bookings](https://yazhocam.com/etkinlikler/my-bookings/): CONTENTS
- [Etiketler](https://yazhocam.com/etkinlikler/etiketler/): CONTENTS
- [Categories](https://yazhocam.com/etkinlikler/categories/): CONTENTS
- [Mekanlar](https://yazhocam.com/etkinlikler/mekanlar/): CONTENTS
- [Etkinlikler](https://yazhocam.com/etkinlikler/): CONTENTS
- [İletişim](https://yazhocam.com/iletisim/)
[comment]: # (Generated by Hostinger Tools Plugin)